İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı: kentsel

İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı

İzmir'de profesyonel emlakçı mı arıyorsunuz. Gayrimenkul satım alım ve kiralama için arayınız. ÜCRETSİZ Emlak Muayenesi İçin Arayın

Reklam

ads

Hot

Post Top Ad

Your Ad Spot
kentsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kentsel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

09 Eylül 2023

Kentsel Donusumun izmir'de ki etkileri nasıl oldu? Donusum sureci nasil devam ediyor?

Eylül 09, 2023 0

İzmir, Türkiye'nin en önemli turistik şehirlerinden biri ve son yıllarda hızlı bir şekilde gelişiyor. Ancak, bu gelişimle birlikte şehirdeki yapı stoku da yenilenmeye ihtiyaç duydu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu ihtiyaca cevap vermek için kentsel dönüşüm projeleri başlattı.

Kentsel dönüşüm, mevcut yapıların yenilenerek modern ve güvenli binaların inşa edilmesi işlemidir. Bu işlem, hem şehirde yaşayanların yaşam kalitesini artırırken hem de doğal kaynakları koruyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte, eski ve riskli yapıları yenileyerek daha modern ve güvenli yapılar inşa ediyor. Bu yapılar, deprem riskine karşı daha dayanıklı ve enerji verimli hale getiriliyor.

Ancak, kentsel dönüşüm süreci bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bazı vatandaşlar, evlerinin yıkılması ve taşınmak zorunda kalmaları nedeniyle rahatsızlık duyuyorlar. Bu nedenle, İzmir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşlarla işbirliği yaparak kentsel dönüşüm projelerini hayata geçiriyor.

Yıkım işlemleri öncesinde, vatandaşlarla görüşülerek hakları korunuyor. Ayrıca, inşaat sürecinde çevre dostu malzemeler kullanılıyor ve trafik yönetimi de özenle planlanıyor.

İzmir'deki kentsel dönüşüm projeleri, şehrin geleceği için büyük bir adım. Bu projeler sayesinde, İzmir daha modern ve yaşanabilir bir şehir haline gelecektir. Bunun yanı sıra, kentsel dönüşüm projeleri ekonomik olarak da büyük faydalar sağlayacaktır.

İzmir'deki kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte, şehirdeki yapı stoku modernleşerek, turizm potansiyeli artacak ve yatırımcılar için daha cazip bir yer haline gelecektir. Ayrıca, bu projeler sayesinde, İzmir'de yaşayanların yaşam kalitesi de artacaktır.

Ancak, kentsel dönüşüm süreci yalnızca İzmir'de değil, diğer şehirlerde de önemli bir adımdır. Bu sürecin başarılı bir şekilde uygulanması için, vatandaşların da destek olması gerekiyor. Bu destekle birlikte, şehirler daha modern ve yaşanabilir bir hale gelecektir.



Read More

19 Ağustos 2023

izmir'de devam eden kentsel donusumler ne durumda? Kentsel donusum nasıl yurutuluyor

Ağustos 19, 2023 0

 İzmir, son yıllarda hızla gelişen bir şehir. Bu gelişme ile birlikte, şehirdeki yapı stoku da yenilenmeye ihtiyaç duydu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu ihtiyaca cevap vermek için kentsel dönüşüm projeleri başlattı.

Bu projeler kapsamında, eski ve riskli yapılar yenileniyor ve yerine modern ve güvenli binalar inşa ediliyor. Böylece, hem şehirde yaşayanların yaşam kalitesi artıyor hem de doğal kaynaklar korunuyor.

Ancak, kentsel dönüşüm süreci bazı sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Bazı vatandaşlar, evlerinin yıkılması ve taşınmak zorunda kalmaları nedeniyle rahatsızlık duyuyorlar. Ayrıca, inşaat sürecinde çevre kirliliği ve trafik sorunları da yaşanabiliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu sorunların önüne geçmek için vatandaşlarla işbirliği yaparak kentsel dönüşüm projelerini hayata geçiriyor. Yıkım işlemleri öncesinde, vatandaşlarla görüşülüyor ve hakları korunuyor. Ayrıca, inşaat sürecinde çevre dostu malzemeler kullanılıyor ve trafik yönetimi de özenle planlanıyor.

İzmir'deki kentsel dönüşüm projeleri, şehrin geleceği için büyük bir adım. Ancak, bu projelerin başarılı bir şekilde uygulanması için, vatandaşların da destek olması gerekiyor. Bu destekle, İzmir daha modern ve yaşanabilir bir şehir haline gelecektir.





Read More

10 Haziran 2023

Kentsel Donusum Nedir? Avantajlari ve Dezavantajlari Neler?

Haziran 10, 2023 0

 Kentsel dönüşüm nedir?

Kentsel dönüşüm, mevcut şehir alanlarının yenilenmesi ve modernize edilmesi için yapılan bir dizi eylemdir. Bu eylemler arasında, yapıların yıkımı, yeniden inşası, yeni yapıların inşası, altyapının geliştirilmesi, sosyal hizmetlerin sunulması gibi birçok faaliyet yer almaktadır. Kentsel dönüşümün amacı, şehirlerin yaşanabilirliklerini arttırmak, yaşam standartlarını yükseltmek, çevre dostu bir yapıya sahip olmak, doğal kaynakların korunması ve kentlerdeki ekonomik faaliyetlerin artmasıdır.


Kentsel dönüşümün avantajları

Kentsel dönüşümün birçok avantajı vardır. Bunlar arasında, şehirlerin modernleştirilmesi ve yaşanabilir hale getirilmesi, yeşil alanların arttırılması, çevrenin korunması, ekonomik faaliyetlerin artması, insanların daha iyi koşullarda yaşaması ve sosyal hizmetlerin sunulması gibi faktörler yer almaktadır.


Kentsel dönüşümün dezavantajları

Kentsel dönüşümün dezavantajları da vardır. Bu dezavantajlar arasında, mevcut yapıların yıkılması ve insanların evlerini terk etmek zorunda kalması, yeni yapıların inşa edilmesi için doğal kaynakların tükenmesi, çevrenin kirlenmesi, ekonomik faaliyetlerin artması nedeniyle kentlerin daha fazla trafik ve hava kirliliği ile karşı karşıya kalması gibi sorunlar yer almaktadır.




Kentsel dönüşüm örnekleri

Kentsel dönüşüm, dünya genelinde birçok şehirde uygulanmaktadır. Örnekler arasında, İstanbul'daki Galata Kulesi ve Beyoğlu gibi tarihi yapıların yenilenmesi, İngiltere'deki Londra'nın Docklands bölgesindeki sanayi tesislerinin yıkılması ve yeni yapıların inşa edilmesi, Brezilya'daki Rio de Janeiro'nun favela bölgelerindeki kentsel dönüşüm projeleri gibi örnekler yer almaktadır.

Read More

17 Mart 2023

Kentsel Donusum Destek Paketi Aciklandi Kredi Oranlari Ve Yeni Pakette Neler Var

Mart 17, 2023 0

 Kentsel dönüşümde yeni destek paketi açıklandı. Kredi üst limiti 600 bin TL'den, 1 milyon 250 bin TL'ye çıkarıldı. Riskli yapıların maliklerine sağlanacak kredilerin vadesi konutlar için 10 yıl, iş yerleri için 7 yıl olarak belirlendi. Konut edinme kredisinde hak sahiplerinin ödeyeceği faiz oranı yüzde 0,79, iş yeri edinme kredisinde ise yüzde 1,09 olacak. Kentsel dönüşümde yüklenici ve konut üreticisi firmalara sağlanan Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında uygulanan tazmin oranı yüzde 7’den yüzde 9'a çıkarıldı. Kentsel dönüşümde yüklenici ve konut üreticilerine 12 ay ödemesiz dönem, 48 ay vadeyle 250 milyon TL'ye kadar finansman sunulacak, 50 milyar TL kefalet limiti kullanıma açılacak.



Read More

31 Aralık 2018

İmar Barışı Süresi 6 Ay Uzatıldı

Aralık 31, 2018 0


İmar Barışında milyonlarca kişinin beklediği müjde geldi. İmar Barışı başvuru süresi ve ödemeleri haziran 2019'a kadar uzatıldı. 31 Aralık 2018’de  sona ermesi beklenen İmar Barışı 6 ay daha uzatıldı. İmar Barışına şimdiye dek 9 milyon 600 bine yakın kişi başvurmuştu.
Nasıl Başvurulur?
PTT şubelerinden alınan e-Devlet şifresi ile "www.turkiye.gov.tr" adresine veya "e-Devlet" mobil uygulamasına giren vatandaşlar, burada yer alan kurumlar bölümünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait sayfaya erişebiliyor. Sayfaya giriş yapan yapı sahipleri, "İmar Barışı Başvuruları" bölümüne girdikten sonra istenilen bilgileri doldurarak başvurularını tamamlıyor.
HANGİ YAPILARI KAPSIYOR?
Vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedeflenen İmar Barışı düzenlemesi, 31 Aralık 2017'den önceki ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapıları kapsıyor.
Read More

17 Kasım 2018

Kentsel Dönüşüm Hakkında Merak Edilen Sorular

Kasım 17, 2018 0

SORU 1: İnşaat ruhsat örneği 2. takside kadar çıkmaz ise ruhsatın çıktığı tarihten önceki taksitlerin faiz iadesi yapılacak mıdır?

CEVAP 1: 6306 Sayılı Kanun kapsamında faiz destekli krediden yararlanabilmeniz için bankanıza ibraz etmeniz gereken belgeler arasında yapacağınız yapının ruhsatının bulunması gerekir.

Yapınızın ruhsatı alınmadan ilgili bankaya faiz destekli kredi için müracaatta bulunmuşsanız ve banka size kredi vermiş ise ruhsatınızın Bakanlığımıza ibrazının yapıldı tarihte Bakanlığımız, siz taksitlerinizi ödediğiniz sürece faiz desteğini öder. Kullandığınız kredinin geriye dönük faiz desteklerini de öder.


 SORU 2: Tek parselde bulunan birçok gecekondu var. Biri risk tespiti yapmış ve riskli çıkmış. Diğeri yığma yapı ve tek kat olduğu için risk teşkil etmediği için riskli raporu verilmemiş. Parselde gecekonduları olan vatandaşlar kentsel dönüşüm kapsamına dâhil olmak istiyorlar. Bu durumda ne yapılabilir?

CEVAP 2: Yapılarınızın 6306 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için Bakanlığımızın lisanslandırdığı kuruluşlardan birine müracaat ederek yapılarınıza risk tespitinin yaptırılması gerekir. Yapılan inceleme sonunda yapılarınız riskli çıkarsa 6306 Sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olarak finansal desteklerden ve muafiyetlerden yararlanarak yapılarınızın dönüşümünü gerçekleştirebilirsiniz.

Tek parselde bulunan yapılardan risk tespiti yaptırıp riskli çıkan yapılar kanun kapsamında değerlendirilebilir. Kanun kapsamında risk tespiti yaptırmayan veya yapılan incelemeler sonucu risksiz çıkan yapılar kanun kapsamında değerlendirilemez.
6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin Ekinde ; (Ek:RG-2/7/2013-28695) EK- RISKLI YAPILARIN TESPIT EDILMESINE ILISKIN ESASLAR açıkça belirtilmiştir. EK-2'de yığma binalara ilişkin hususlar da açıklanmıştır. Lisanslı kuruluş bir bina hakkında bu bina risk teşkil etmiyor diyerek risk tespiti yapmaya gerek yok gibi bir ifade kullanamaz. Çünkü bir yapının kanun kapsamında değerlendirilmesinin şartı 6306 Sayılı Kanun kapsamında riskli olduğunun RISKLI YAPILARIN TESPIT EDILMESINE ILISKIN Esaslara uygun olarak incelenmesi ve sonucun raporla belgelenmesi gerekir.
SORU 3: Kiracı kentsel dönüşüm kapsamında ev alacak harçlardan muafiyetliyi bulunuyor mu?

CEVAP3: Riskli yapıdaki kiracılar kanun kapsamında kredi kullanarak konut almaları durumunda hak sahibi olarak muafiyetlerden yararlanırlar.

SORU 4: Maliklerden 1 tanesi anayasa mahkemesine dava açarak kentsel dönüşüm çalışmasını durduruyor. Bu durumda anayasa mahkemesinin kararı gelene kadar maliklerin riskli binadan çıkması gerekiyor mu?

CEVAP 4: Mahkemenin verdiği karar önemlidir. Mahkeme riskli yapıda yapılacak işlemler için yürütmeyi durdurabilir. Ancak malikler riskli yapının insandan ve eşyadan tahliyesini gerçekleştirmeleri gerekir. Mahkemenin yürütmeyi hangi kapsamda durdurduğu ve riskli yapının tahliyesi ile ilgili vereceği karar önemlidir. Mahkeme riskli yapının tahliyesi ile ilgili açık bir beyanda bulunması gerekir. Riskli yapının tahliyesinden sonra yıkımı veya diğer işlemler için mahkemenin sonuçlanması beklenmelidir. Riskli yapıda ikamet etmek olası bir afet durumunda can kaybına neden olabileceği için riskli yapının tahliyesi gerekmektedir.

SORU 5: Yıkılacak olan binada maliklerden biri yurt dışında olduğu için hiç bir şekilde ulaşılamıyor tebligat gitmiyor süreç ne şekilde isler o kişinin hakları kime geçer?

CEVAP 5: 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan tebligatların tapu müdürlüklerince öncelikle adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde belirtilen adreslere yapılması gerekmektedir.

Adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden maliklerin adres bilgilerine ulaşılamaması halinde öncelikle adres bilgilerinin bulunabileceği kurum ve kuruluşlardan adresin temini yoluna gidilmesi, yine sonuç alınamazsa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28 inci ve 29 uncu maddelerine göre ilanen tebligat yapılması gerekmektedir.

İkametleri yurt dışında görünen maliklere yapılacak tebligatların, tapu müdürlüklerince 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25,25/a,26 ve 27 inci maddeleri doğrultusunda yapılması gerekmektedir.

6306 Sayılı Kanun kapsamında riskli yapıdaki maliklere Tebligat Kanunu’na göre yapılan tebligatta, tebligatın malikin eline ulaştığı kabul edilen tarihten itibaren on beş günlük itiraz süresinin beklenmesi gerekir. Yurtdışında ikamet eden malikler için tebligatın ulaşma süresi daha uzundur. Ancak riskli yapıda malik olarak yurtdışında ikamet edenlere diğer kat malikleri tarafından bilgi verilerek belgelerin takibinin elden yapılması (yurtdışındaki malikin konsolosluğa giderek tebligatını elden alması ve imza atması) süreci kısaltacaktır.

SORU 6: Risk tespiti yaptırmak istediğimiz bir bina maksimum kaç katlı olmalıdır belirlenen bir sınır var mıdır?

CEVAP 6: 6306 sayılı kanun kapsamında risk tespiti yapılacak binalarda, sekiz kata kadar olan binalarda sadece zeminden veya belirlenen kritik kattan karot alınır. Sekiz kattan fazla olan binaların risk tespiti 2007 Deprem Yönetmeliğinin 7.Bölümüne göre yapılır. Sekiz kattan fazla olan binalarda her kattan karot alınması gerekir.

SORU 7: Ayrı ayrı 3 parseli bulunan vatandaşın 2/3 lük çoğunluğa ulaşması mı gerekiyor, yoksa tek 2/3 çoğunluk geçerli oluyor mu?

CEVAP 7: 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların dönüştürülmesi ile İlgili Kanunun Uygulama yönetmeliğinin 15. Maddesinde şu açıklamaya yer verilmiştir;

‘’(9) Üzerindeki yapıların tamamının riskli yapı olarak tespit edilmiş olması şartı ile tevhidi mümkün olan birden fazla parselin tevhit edilmesine, üzerindeki riskli yapıların yıktırılmasından sonra, her parselde ayrı ayrı sahip oldukları hisseleri oranında maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu parsel veya parsellerin arasında veya bitişiğinde bulunan yapılaşmamış boş parsellerin, riskli yapıların bulunduğu parsellerle tevhit edilmek suretiyle birlikte değerlendirilebilmesi için, boş parsellerdeki bütün maliklerin oybirliği ile karar alması gerekir. Tevhitten sonra yapılacak uygulamaya tevhit ile oluşan parselde sahip oldukları hisseleri oranında maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir.

Söz konusu 3 parselinizi tevhit(birleştirme) yaparak işlem yapmayı düşünüyorsanız üzerindeki yapıların yıkılarak arsa haline gelen taşınmazların her birinde ayrı ayrı olarak 2/3 çoğunluğun sağlanmış olması gerekmektedir.’’

SORU 8: Riskli yapı tespiti için lisanlı kuruluş olmak istiyor. Lisans alabilmesi için 5 yıllık süreyi kesin olarak doldurması gerekiyor mu?

CEVAP 8: 6306 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğinde konuyla ilgili olarak şu açık hükme yer verilmiştir: (2) (Değişik:RG-2/7/2013-28695) Riskli yapı tespit raporunun hazırlanmasında görev alacak mühendislerin, ilgili meslek odalarına üyeliklerinin devam ediyor olması, mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalışmış olmaları, Bakanlıkça açılan eğitim programlarına katılarak en az bir katılım belgesi almış olmaları ve bu hususları belgelendirmeleri gerekir. Lisans başvurusunda bu belgelerden başka herhangi bir belge istenmez.’’

SORU 9: Müteahhitler de harçlardan muaf mıdır?

CEVAP 9: 6306 sayılı kanunun uygulama yönetmeliği 16. Maddesine göre: (9) (Ek:RG-2/7/2013-28695) Kanun kapsamında;

a) İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alman harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.

b) Riskli alanlarda gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, İlgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alman harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.

c) Uygulama alanındaki mevcut yapıların İmar Mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.’’ denilmektedir. Kentsel Dönüşüm kapsamında bu maddelerdeki düzenlemelere göre harçlardan muafiyet söz konusudur. Burada müteahhit veya vatandaş ayrımı yapılmamıştır, dolayısıyla muafiyet bütün olarak değerlendirilmektedir; ancak söz edildiği üzere bu muafiyet yukarıdaki madde hükümlerine göre gerçekleşir.

SORU 10: Vatandaş Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binasının yerine yeni bir bina yapmak istemiyor. Arsa seklinde bırakmak istiyor. Böyle bir uygulama mümkün mü?

CEVAP 10: 6306 sayılı kanunun uygulama yönetmeliği 15. maddesine göre: Riskli yapıda bütün maliklerce oybirliği ile karar verilememiş ise, yapılacak uygulamaya (yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesi) sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir.’’ denilmektedir. Dolayısıyla 2/3 çoğunluk kendi aralarında yapılacakları anlaşma gereğince hareket edeceklerdir. 6306 sayılı kanunun amacı riskli yapıların insandan ve eşyadan tahliyesidir. En az 2/3 çoğunluk ile yapacağınız anlaşmaya göre yeniden bina yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.

SORU 11: Bir dairem ve işyerim var, işyerimden de kira yardımı alabilir miyim?

CEVAP 11: Afet Riski Altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanunun uygulama yönetmeliği;

MADDE 16 – (7) Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından aynı kişiye hem kira yardımı ve hem de faiz desteği yapılamaz. Kira yardımından faydalananlar faiz desteğinden, faiz desteğinden faydalananlar ise kira yardımından faydalanamaz.’’ denilmektedir. Bu hükümlere göre daire ve işyeriniz için aynı finansal desteklerden yararlanmanız söz konusudur.

SORU 12: Vatandaş, kiracıdır. Bulunduğu bina kentsel dönüşüme dâhil olmadan önce ev aldı.  1ay sonra kirada oturduğu ev kentsel dönüşüme dâhil edildi. Bu vatandaş, 1 ay önce aldığı eve krediyi kullanabilir mi?

CEVAP 12: 6306 Sayılı Kanun Kapsamında risk tespitinden sonra binanın riskli çıkması halinde kiracılara bir defaya mahsus olmak üzere Taşınma Bedeli verilir veya bir yıldan fazla ikamet ettiklerini ispat etmeleri halinde faiz destekli krediden faydalanabilirler. Kentsel dönüşüm kapsamında 1 yıldan fazla oturduğunuzu ispat edebiliyorsanız faiz destekli krediyi kullanabilirsiniz. Yalnız yeni aldığınız ev içinde kredi kullandığınızdan dolayı o ev üzerinden tekrardan size kredi verilip verilemeyeceğini anlaşmalı bankalarımızla görüşmeniz gerekmektedir.

SORU 13: Kentsel dönüşüm kapsamında çift daire üzerine 6 katli 12 daireli bir bina var. Vatandaş kira yardımı için başvuru yapmak istiyor. Her daire için ayrı ayrı başvuru yapması gerekiyor mu?

CEVAP 13: 6306 Sayılı Kanun kapsamında riskli yapıdaki malikler birden fazla bağımsız bölüm için kira yardımı müracaatında bulunurken, kira yardımına ilişkin Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğüne verilecek dilekçede her bağımsız bölüme ait bilgi ve belgelerin ibrazı yapılabiliyor ise ayrı ayrı müracaatta bulunulmasına gerek yoktur. Tapudan alınacak takyidat belgesinin de bir tane olması yeterlidir.

SORU 14: Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan tespit ücreti kimin tarafından ödenir?

CEVAP 14: 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7. Maddesinde;

(2) Riskli yapıların tespiti;

a) Öncelikle yapı malikleri veya kanunî temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılır. Maliklerce yapılacak riskli yapı tespiti talebi, tapu belgesinin ve kimlik belgesinin fotokopisi ile yapılır. Denmektedir.

Riskli yapı tespitleri ve yıkım islerinin masraflarını malikler karşılayacaktır. Riskli yapı tespiti ile yıktırma işlemlerinin Bakanlık veya İdare tarafından yapılması hâlinde, tespit işleminin masrafı ile yıktırmanın masrafları, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilecek ve tapu müdürlüğünce, binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine, masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunulacaktır.

SORU 15: Vatandaş 2010 yılında müteahhitle anlaşma yapmıştır. Şuan kentsel dönüşüm kapsamında binayı yenileyeceklerdir. Bu sözleşme geçerli oluyor mu? Yoksa yeniden sözleşme yapılması mı gerekmektedir?

CEVAP 15: Bir yapıya 6306 Sayılı Kanun kapsamında risk tespiti yaptırılmadan yapılan bütün işlemler, sözleşmeler özel hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Yapıya risk tespiti yaptırdıktan sonra, risk tespitinden önce yapılacak uygulamalar (sözleşme) ayni şekilde uygulanacak ise, bu işlemlerin 6306 Sayılı Kanun Kapsamında yapıldığının belirtilmesi gerekir.

 SORU 16: Vatandaşın 2 dönümlük arazisi vardır ve bu arazi üzerinde 2 katli küçük bir işyeri bulunmaktadır. Risk tespiti yaptırmış ve İl Müdürlüğü tarafından arazinin m2'si büyük olduğu için Bakanlığa yazı gönderilmiş uygun görüş yazısı beklenmektedir Bakanlığa görüş yazısı gönderileli bir ay olmuş. Kentsel dönüşüm kapsamında is yeri küçük, arsa m2'si büyük olduğu için kentsel dönüşümden yararlanmak için m2 sınırlaması var mıdır?

CEVAP 16: 6306 sayılı kanunda kentsel dönüşümden faydalanmak için herhangi bir metrekare sınırlaması bulunmamaktadır. Kanun kapsamında yapılan tespit sonucu yapıların riskli çıkması, kanunun getirdiği haklardan faydalanabilmek için yeterli olacaktır.

SORU 17: Ayni parsel üzerinde 5 blok bulunuyor.4 ü kentsel dönüşümü kabul edip çoğunluğu sağlıyor. Bir blokta 2 malik kabul ediyor.8 malik kabul etmiyor. 3/2 çoğunluk blok üzerinden mi değerlendiriliyor yoksa parsel üzerinden mi değerlendiriliyor?

CEVAP 17: Bir parsel üzerinde birden fazla yapı bulunması halinde bu yapılara ayrı ayrı risk tespiti yapılır, her bir yapı için ayrı ayrı 3’te 2 çoğunluk sağlanmaya çalışılır.  Riskli olarak tespit edilen yapıların birlikte değerlendirilebilmesi için,  bu yapıların bulunduğu alanın, risk tespiti yaptırmayan yapının bulunduğu alandan ifrazı mümkün ise ifrazına gidilir. İfrazı mümkün değil ise yapının bütünlüğü korunarak uygulama yapılabilir, tapu kütüğüne ise sadece riskli yapılar için risklidir belirtmesi işlenir.

SORU 18: Vefat eden malikin yasal varislerinden 6 tanesi dönüşüme katılmak istiyor.2 tanesi katılmak istemiyor. Arsa tapusu mevcuttur. Veraset ilamı çıkartılmamıştır. Risk tespiti yaptırarak dönüşüm gerçekleştirilmesi için ne yapılması gerekiyor. Dönüşüm kararı alınınca katılmak istemeyenlerin hakları ne olacak?

CEVAP 18: Öncelikle veraset ilamı ile birlikte tapuda haklarınızın paylaşımını yapmalısınız. İşlemleri yapabilmeniz için sizin malik olarak tapuda görünmeniz gerekir. Risk tespiti yaptırarak 6306 sayılı kanuna, evinizin riskli çıkması durumunda dâhil olabilirsiniz.  Öncelikle tüm hak sahipleri olarak dönüşüme katılmayı kabul etmelisiniz. Oybirliği sağlanamadığı takdirde 3’te 2 çoğunluk sağlayarak ta dönüşüme katılabilirsiniz. Riskli yapının yıkılıp yeniden dönüştürülmesi konusunda anlaşma sağlayamadığınız 3’te 1’lik kısımda kalan maliklerin hakları öncelikle 3’te 2 de kalan kısma açık artırma usulü ile satışı sağlanır, satış gerçekleştirilemez ise bu haklar kamulaştırılır.  

SORU 19: 190 m2 arsamız var arsanın içinde 100 m2 kagir bir binamız var. Kentsel dönüşüm kapsamında binamı yıktığım takdirde 100 m2’lik evinin yerine kaç m2’lik ev yapabilirim?

CEVAP 19: Binanıza risk tespiti yaptırarak kentsel dönüşüme dâhil olduğunuz takdirde mevcut arsanıza yeni binanızı yapabilirsiniz. Yenileyeceğiniz yapı için 100m2 ye 100m2 şartı yoktur. Bağlı bulunduğunuz belediyeniz size imar verdiği oranda binanızı yenileyebilirsiniz. Mahallinizdeki imar Konusunu belediyenizle görüşebilirsiniz.

SORU 20: Müteahhit olarak binayı kentsel dönüşüm kapsamında yıkmıştır. Binayı yaptıktan sonra maliklere verilecek kısmın verildiğini ve müteahhit olarak kendine kalan kısmın tapusunu kendi adına aldığını bildirdi. Vatandaş, müteahhit olarak üzerine kayıtlı olan daireleri satarken tapunun istediği harçlardan kentsel dönüşüm kapsamında muaf mıdır?

CEVAP 20: 6306 sayılı Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun kapsamında riskli yapının yenilenme sürecinde, riskli yapının alım ve satım işlerinde harçlardan muafiyet vardır. Ancak riskli yapı risksiz hale geldikten sonra yapılan satış işlemlerinde harçlardan muafiyet yoktur.

SORU 21: Vatandaş kentsel dönüşüm kapsamında kredi yardımı aldığında inşaatın her aşamasında alabilir mi yoksa başladığında mı almak zorundadır?

CEVAP 21: Eviniz risk tespiti sonucu riskli yapı olarak belirlenmişse 6306 sayılı kanun kapsamında hak sahibi sayılırsınız, Bakanlığımızın sağladığı finansal desteklerden faydalanabilirsiniz. Bu hakkınızı kullanmanız için belirlenmiş bir süre bulunmamaktadır ancak, faiz desteğine başvuru yapacağınız tarihte 6306 sayılı kanunun yürürlükte olması gerekir ki, 6306 sayılı kanun kapsamında haklardan faydalanmanız mümkün olsun.

SORU 22: Maliye bakanlığına ait kamu binası lojmanlarında oturan (memur) kiracılar defaten kira yardımı alabilirler mi ayrıca kurum ve orda oturan kiracılar hangi haklardan yararlanabilir?

CEVAP 22: Riskli yapıda oturan kiracılar taşınma yardımı alabilirler, taşınma masrafı iki kira bedeli kadardır, geri ödemesizdir. Riskli yapıda bir yıldan fazla oturan kiracılar talep etmeleri halinde faiz destekli krediden faydalanabilirler.

Kaynak: http://181.csb.gov.tr/kentsel-donusumde-merak-edilen-sorular-haber-14151
Read More

11 Kasım 2018

Türkiye'de Emlak Sektörünün Gelişimi

Kasım 11, 2018 0
Türkiye'de emlak sektörünün gelişimi 1923-1945, 1946-1952, 1953-1960, 1961-1980, 1981-1999, 2000- Günümüz şeklinde sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma Türkiye'nin ekonomik ve siyasi durumuna göre belirlenmiştir. 

1923-1945 Dönemi

Türkiye'de emlak sektörünün temelleri I. Dünya Savaşından önceye dayanmaktadır.Ardından yaşanan Kurtuluş Savaşı sonrasında yerleşim alanları yeniden yapılanmıştır.İskan ve İmar Vekaleti kurulmuş sonraki dönemlerde vekalet kaldırılıp İçişleri bakanlığına bağlanmıştır. Ankara'nın başkent olmasıyla bürokrat ve memurların artmasıyla konut ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 1925 yılında çıkarılan yasaya göre memurlara avans verilerek 198 konut yapma imkanı sağlanmıştır.

3 Haziran 1926 tarihinde Atatürk`ün talimatları doğrultusunda "Emlak ve Eytam Bankası" adı altında kuruldu. Bankanın ilk sermayesi 20 milyon TL olarak belirlendi. İlk şube ise 13 Temmuz 1926 tarihinde Ankara`da açıldı. Emlak ve Eytam Bankasının diğer bankalardan ayırt edici özelliği, gayrimenkul ipoteği karşılığında borç para veren bir kamu bankası olmasıdır. Emlak ve Eytam Bankası 1946 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemin en önemli uygulaması, temeli 1944 yılında zamanın Başbakanı Şükrü Saraçoğlu tarafından atılan ve 1946 tarihinde tamamlanan 434 konutluk Saraçoğlu Mahallesidir.
Bu dönemde kentlere göç başlamadığından şehirlerde konut sorunu başlamamıştı. Ancak  İzmir, İstanbul, Ankara gibi şehirlerde konut sorunu görülmekteydi. 1945 yılında İstanbul'da kira artışları barınma sorununu artırmıştır. Bu döneme denk gelen II. Dünya Savaşınında Türkiye ekonomisine etkilemesi yatırımları aksatmış ve ekonomiyi zayıflatmıştır. Milli Koruma kanunu ve Varlık vergisi bu dönemin öne çıkan gelişmesidir.

1946-1952 Dönemi

1948 yılında yürürlüğe giren "Bina Yapımını Teşvik yasası" belediyelere arsa üretme yetkisi verilmişti. 1950'liler de kentlere yapılan göçler çarpık ve niteliksiz yapılara artırmıştır.

1953-1960 Dönemi

Bu dönemde sanayinin gelişmesi kentlere göçü arttırmış bu sebeple barınma amaçlı konut ihtiyacı artmıştır. Bu da gecekondu denilen yapılaşmayı arttırmıştır.1950 yılında Türkiye Sınai Kalkınma bankası kurulmuş. 20 özel bankada faaliyete geçmiştir.Bankaların artması özel sektör girişimciliğini de arttırmıştır. 1958 yılında İmar ve İskan Bakanlığı kurulmuştur.

1961-1980 Dönemi

Kamu kesiminde  metalürji, petrokimya ve inşaat malzemeleri gibi temel ara mallarında ithalati ikame eden sanayiler kuruldu. Ancak Türkiye teknolojik olarak karmaşık yatırım mallarının ve ara mallarının ithal ikamesinde ilerleyemedi.
Yenilenen vergi yasası ile servet bildirimi zorunlu hale getirildi. Emlak Bankasının konut kredilerini kısıtlaması konut talebini azaltmıştır.. 1969 yılında artan arsa fiyatlarını kontrol altına almak için Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 1973-1977 yılları arasında yaşanan ekonomik ve politik dalgalanmalar vatandaşların alım gücünü azaltmıştır. Çarpık yapılaşma giderek artmıştır.

1981-1999 Dönemi

1979-80 yıllarında OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerin petrol fiyatlarına zam yapması Türkiye'yi ekonomik krize sokmuştur. Bu dönemde 24 Ocak kararlarının alınması, büyüme hızlarının negatif değerler çıkması, enflasyonun TEFE'de %107,2 olarak gerçekleşmesi yatırımları ertelemiş bu da üretimi daraltmıştır. İşsizlik korkusu ve paranın hızla değer kaybetmesiyle vatandaşların az olan alım gücünü daha da düşürmüştür.
1984 yılında ise gecekonduların yasallaşmıştır.1984 yılında çıkarılan af yasası ile ilk kez “Yeminli Bürolar” adıyla yeni bir yapılanma oluşturulmuştur.  Bu yeminli bürolar, gecekondulara “tapu tahsis belgesi” denilen ve tapuya esas olacak olan bir belge vermekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu yasaya göre imar hukukuna aykırı olarak yapılmış yapılarla gecekondular, ıslah edilerek korunacak ya da yasa hükümlerinden yararlanamayanlar olarak sınıflandırılacaktır. İlk kez bu yasa ile “tapu tahsis belgesi” tanımlanmıştır. Gecekondu sahiplerine kendi arazileri üzerine dört kata kadar bina yapma olanağı sağlamıştır.
1987 yılın itibariyle borsa, döviz, faiz getirilerinin yükselmesi, toplu konut kredilerinin kesintiye uğramasıyla emlak sektörü 5 yıllık durgunluk dönemine girmiştir.
1990-94 yıllarında siyasi istikrarsızlıklar arasında uygulanmaya çalışılan ekonomik politikalar; gelir dağılımını iyileştirmeye, işsizliğe düşürmeye ve bölgesel gelişmişlik farklarını dengelemeye amaçlamıştır. 1996 - 2000 arasında  Asya ve Rusya'da yaşanan ekonomik krizler Türkiye'yi de olumsuz etkilemiştir.

1999 yılında yaşanan deprem, emlak sektörünün dönüm noktası olmuştur.

2000- Günümüz

Depremle beraber  hükumetlerin gerekli yasaları ve mevzuatları yenilemeleri sonrasında, emlak sektöründe binalara yönelik iyileştirmeler yapılmaya başlamıştır.2001 yılında "Yapı Denetim Yasası" çıkarılmıştır. 2005 yılında emlak talebinde artış yaşanmıştır.İnşaat sektöründe üretimler artmış sadece konut değil büyük ölçekli yatırımları da getirmiştir.Emlak sektöründeki gelişmeleri yabancı yatırımcılarda kayıtsız kalmamıştır. Bu durumda inşaat firmalarını markalaşıp daha rekabetçi hale getirmiştir.2012 yılında 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çıkmıştır

 Ticari gayrimenkul sektöründe ise 2010 yılın sonrası konut sektörüne göre yavaşlama daha sınırlıdır. Otel piyasası da yüksek doluluk oranları ve artan taleple birlikte ticari gayrimenkuller içinde en gözde pazar olmayı sürdürmektedir. Ekonomik yavaşlamaya rağmen AVM ve ofis pazarında mevcut yatırımlar sürmektedir.
       Son dönemler bakıldığında ise ekonomide durgunluk söz konusudur.Bu durgunluk emlak sektörü de yavaşlatmıştır. Gayrimenkul sektöründeki faiz oranları artarak konut kredisi kullanımı azalmıştır. Konut satışlarında düşüş görülmektedir.    

Read More

Post Top Ad

Your Ad Spot