İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı: ticari

İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı

İzmir'de profesyonel emlakçı mı arıyorsunuz. Gayrimenkul satım alım ve kiralama için arayınız. ÜCRETSİZ Emlak Muayenesi İçin Arayın

Reklam

ads

Hot

Post Top Ad

Your Ad Spot
ticari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ticari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

01 Ekim 2020

Merkezi İş Alanı Ne Demek? Mia'nın Açılımı Nedir? Mia Özellikleri Neler?

Ekim 01, 2020 0

Mia'nın Açılımı

Büyük kentlerde, kent merkezlerinde ticaret yoğunluğunun olduğu bölgelere, Merkezi İş Alanı kısaca Mia denilmektedir. Bu bölgelerde genellikle plazalar, ofisler, rezidanslar gibi yapılar yer alır. Kent merkezinde yer alan Merkezi İş Alanları, ulaşım açısından da kolay ve merkezi bir konumdadır.

Merkezi İş Alanı (MİA), sosyokültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış bölgedir. Bu alanın tanımı, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiştir.

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nde Merkezi İş Alanı şöyle tanımlanmıştır:

"İmar planlarında yönetim, sosyokültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış bölgedir. Bu bölgede büro, iş hanı, gazino, lokanta, çarşı, çok katlı mağaza, banka, otel, sinema, tiyatro gibi sosyal kültürel tesisler, yönetimle ilgili tesisler, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri ve benzeri yapılar yapılabilir."

Merkezi İş Alanlarında genel olarak yapılaşma fazladır. Bu alan aynı zamanda kentteki en yüksek yapıların yer aldığı bölgeyi de oluşturur. Bu tür bölgelere Gökdelenler Bölgesi de denir. Mia'lar genel itibari ile bulundukları bölge ve çevresine rant getiren yapılardır. Diğer arsalara göre arsa değerleri çok yüksektir. Bir arsaya Mia imarının gelmesi, arsa değerinin yüzlerle çarpılması manasına gelir.


Merkezi iş alanlarının genel özellikleri nedir?

1. Kent merkezinde yer alır.

2. İdari yapıları fazla olur.

3. Birbirine yakın fonksiyonlar aynı alanda toplanır.

4. Kiralar yüksektir.

5. Yaya ve araç trafiğinin en yoğun olduğu yerdir.

6. Ulaşımın merkez noktasıdır.

7. Hizmet sektörünün en yoğun olduğu bölge burasıdır.

8. Yapılaşma yoğunluğunun en fazla olduğu alandır.

9. Arazi değerleri bu alanda yüksektir.

10. Çalışma ve alış-veriş için cazibe merkezleridir.

11. Ulaşım Mia’lara göre düzenlenir.

İzmir Merkezi İş Alanı (Mia) Bölgesi Neresidir? Nasıl Ulaşılır? Hangi Projeler Bulunur? Hangi proje İzmir'in en yüksek binası?

İzmir’de Mia Bölgesi Bayraklı ilçesi sınırları içerisindedir. Bayraklı adalet ve mansuroğlu mahalleleri mia bölgesindedir. İzmir Adalet sarayının bulunduğu lokasyon merkezi iş alanıdır(mia). Bu yarıçaptaki binalar çok yüksek katlı olduğu için gökdelenler bölgesi de denilmektedir. Bu bölgede, ağırlıklı olarak avukatların ofisleri bulunur. Bunun yanında mali müşavirler, doktorlar, güzellik merkezleri, diyetisyenler, estetisyenler, psikologlar, emlak ofisleri, ithalat ihracat firmaları gibi birçok sektörden şirketlerin ofisleri bulunmaktadır. 

Bu bölge değerli olduğu için birçok firmada projelerini bu bölgeye kaydırmıştır. İlk olarak bu konumda 2014 yılında İzmir çapında ses getiren Folkart Towers projesi olmuştur.  Zamanla Folkart gibi Avcılar, Kılıçoğlu, Lider Centrino, Martı Tower, Mistral, Ege Perla, Kahyaoğlu plaza, Megapol Plaza, Trademark Tower Osmangazi, Ontan Modda, Bornova Mia Suits, Bayraklı Tower gibi büyük çaplı plaza ve iş merkezi projeleri yapılmıştır. Bu bölge içinde Biva Towers, Mahall Bomonti ve İzkaPort Salhane projeleri de devam etmektedir. 240 metre yüksekliğinde 58 katlı yapılan Mahall Bomonti, bittiğinde İzmir'in en yüksek binası olacaktır.

Ticaret merkezleri bayraklı bornova Hikmet kanat


Read More

02 Kasım 2019

Ticari Veya Sanayi İmarlı Arsalara Konut Yapılabilir Mi?

Kasım 02, 2019 0
Belediyeler imar planlarını hazırlarken bazı bölgeleri yeşil alan, bazı bölgeleri ticari, bazı bölgeleri ise konut alanı olarak belirler. İmar planları, arsa sahiplerinin başvurusuyla değiştirilemez. Sanayi alanı olarak ayrılan bölgelere konut yapılamaz.


Ticaret alanı imarlı arsalar, alışveriş merkezi, otel, sinema, lokanta, dinlenme tesisi, yurt gibi yapılara ayrılmıştır. Sanayi bölgelerinde olduğu gibi ticaret alanlarına da konut yapılamaz.
Fakat bazı arsaların imar planı, hem ticari hem konut amaçlı kullanıma izin verir. Bu tip arsalara konut yapılabilir. Nitekim alt katlarında dükkan, üst katlarında konut bulunan binalar bu kapsamda değerlendirilir.

Ticari imarlı arsalarda olduğu gibi sanayi imarlı arsalarda da kullanım sınırlanmıştır. Bu tip arsalar, sadece üretim tesisi kurmaya imkan tanır. Sanayi imarlı arsalara konut yapılamayacağı gibi alışveriş merkezi, otel, sinema gibi ticari tesis de kurulamaz
Read More

17 Temmuz 2019

Ticari Gayrimenkullerin Değerlendirilmesi

Temmuz 17, 2019 0
Ticari gayrimenkuller, konutların dışında kalan ve ticari amaçlarla değerlendirilen, gelir getiren iş merkezleri, alışveriş merkezleri, ofisler, mağazalar, sanayi tesisleri gibi gayrimenkullerdir. Bir ticari semtin ekonomik sağlığı çevresinde ki ticaret yöresinin canlılığına bağlı olduğu için ticari semtteki gayrimenkul değerleri, yakınında ki arazi kullanımlarının türünden ve özelliğinden ayrıca çevresindeki gayrimenkul değerlerini etkileyen faktörlerden etkilenir.
Ticari gayrimenkul değerlemesinde dikkate alınması gereken özellikler şunlardır:

  • Şehrin Özellikleri: Tarihi,konumu,coğrafi yapısı,sosyal yapısı,nüfus dağılımı,ekonomik verileri
  • Bölgenin Özellikleri: Şehrin gelişme yönü, fiziki ve sosyal cazibe, sosyal, ticari ve kentsel merkezlerin yeterliliği, ulaşım imkanları, hizmetlerin yeterliliği, vergi düzeyi, gayrimenkul değerleri, bölgenin ulaşım ve ana trafik arterlerinin haritaları
  • Ticari gayrimenkulün özellikleri: Arsa(büyüklüğü, topoğrafisi, toprak ve yaraltı kaynaklarından yararlanma, çevre dizaynı,arsa planı), bina(kullanım ve inşa tarihi, inşa ayrıntıları,zemin planları,genel analiz ve görsel cazibe),arsanın kullanıma ilişkin yasal düzenlemeler(tapu kısıtlamaları,vergi oranı,kadastro,arsa ve binalar)
Ticari gayrimenkullerin değeri tespit edilirken öncelikler binanın inşa edildiği tarihin ve toplam bina alanlarının tespit edilmesi gerekmektedir.Ticari gayrimenkullerin değeri yapılabilecek işlere göre değişir. Aynı caddede veya işhanında, aynı çarşıda bulunan işyerlerinin değeri bile farklılık gösterebilir.Bazı durumlarda işyerinin değeri önünden geçen yaya sayısına göre hesaplanabilir. Araçlara hitap ediyor ise araç sayısına göre belirlenir.Örneğin benzin istasyonlarının değeri hesaplanırken önünden geçen araç sayısı dikkate alınır ve buna göre hesaplanır.


İşyerlerinde yapılacak işe göre elde edilecek gelir hesaplanmalı işyerinin değeri buna göre belirlenmelidir.İşyeri alıcının kendisi tarafından işletilmeyecekse yıllık kira getirisi hesaplanmalıdır. İşyerinin yapı tarzı, kullanılmış olan malzemenin kalitesi kullanılabilir net yüzölçümü düşülülen işe uygun olup olmaması da önemlidir. Ayrıca işyeri çevresinin sosyal kültürel yapısı ekonomik gücü harcama alışkanlıkları da hesaba katılmalıdır.

Ticari gayrimenkul piyasasını, perakende, ofis ve sanayi piyasası olarak ayırabiliriz. Perakende piyasasında değeri etkileyen faktörler;

  • Ticaret yöresindeki hane halkı büyüklüğü ve sayısı, hane halkı oluşumunun azalış ve artış hızı, yaş dağılımı ve bileşimi,
  • Hane halkı ve kişi başına gelir, hane halkı gelirinin perakende alımlar için harcanan yüzdesi ve efektif satın alma gücü,
  • Ticaret yöresinde bulunan satışların oranı,
  • Bölgede bir perakende tesisinin kârlı bir biçimde işlemesi için gereken satış hacmi ve mevcut satışların m² başına büyüklüğü,
  •  Piyasadaki perakende boşluk oranı,
  • Arazi kullanım düzenleri, kentin büyüme ve gelişme yönü,
  •  Erişim ve ulaşım sistemlerinin çeşitliliği ve maliyeti,
  •  Perakende tesislerin çekiciliğini etkileyen özelliklerdir (kiracı karması, imaj, marka vb). Ofis piyasasını etkileyen faktörler;
  •  Bölgeyi ofis yeri olarak tercih eden işverenlerin nitelikleri ve bu işletmelerin tahmini personel gereksinimleri,
  •  İş cinsine göre bir ofis çalışanı için gerekli büro yerinin ortalama m² alanları,
  •  Ofisin, merkezi iş alanı ve kent dışı gelişim içindeki konumu,
  •  Planlanan ofis sınıfı için boşluk oranı,
  •  Arazi kullanım düzenleri, kentin büyüme ve gelişme yönü,
  •  Erişim ve ulaşım sistemlerinin çeşitliliği ve maliyeti,
  •  Perakende tesislerin çekiciliğini etkileyen faktörler (kiracı karması, imaj marka... vs)
  •  Ofis binasının çekiciliğini etkileyen faktörler (inşaat kalitesi, yönetim profesyonelliği, kiracıların kalitesi ve fonksiyonel çeşitliliği vb.) ve destek tesislerinin mevcudiyeti (lokanta, eğlence, park yeri vb.) gibi hususlar incelenir.


Sanayi tesisleri olarak nitelendirilen gayrimenkuller oldukça değişik şekillerde oluşmaktadır. Bunlar farklı üretim birimleri barındıran organize sanayi olabileceği gibi fabrika, imalathane, enerji üretim tesisleri, depolama tesisleri, limanlar, lojistik tesisler olarak değerlendirilir.

Sanayi Piyasasını Etkileyen Faktörler:

• Ham maddelerin mevcudiyeti, hammaddeye ulaşılabilirlik, vasıflı ve vasıfsız işgücünün güncel ve tahmin edilebilen bulunabilirliği,
• Arazi kullanım düzenleri, kentin büyüme ve gelişme yönü,
• Erişim ve ulaşım sistemlerinin çeşitliliği ve maliyeti,
• Üretim, toptancılık, perakendecilik, ulaşım, iletişim ve genel hizmetlerdeki istihdam düzeyi,
• Yerel talebi etkileyen bölgesel ekonomik büyüme,
• Toplam istihdamdaki büyüme, • Perakende satışlar ( perakende depolama mülklerinde ),
• Taşıma türü ( kara yolu, deniz yolu, demir yolu, hava yolu ) ve maliyeti,
 • Organize sanayi bölgesi olup olmadığı ve altyapı imkânlarından yararlanma durumu gibi faktörler incelenir.

Sanayi tesisleri için yapılacak değerleme çalışmalarında genellikle bina ve arazi değerlerinin üzerine çıkan makine, teçhizat ve üretim hattı değerleri bulunmaktadır. Bu nedenle farklı disiplinlerdeki uzmanlar ile ortaklaşa yapılacak çalışmalarda, arsa, bina, makine, isim hakkı gibi tüm hak ve faydaların, bunun yanında tesisin üretim kapasitesi, pazar payı, faydalandığı teşvikler, ham maddeye ve pazara uzaklık gibi değişkenler de dikkate alınmaktadır. Sanayideki üretimin çeşitliliği dolayısıyla çok fazla sayıda kalem ve değişkenin olduğu bu tür tesislerin değerlemesi için gayrimenkul değerleme yöntemlerinden farklı yöntemlerin de kullanılmaktadır.
Her sanayi bölgesinin konumuna, arsa ve yapılandırmalarının özelliklerine karşı piyasanın tepkisini yansıtan bir değer düzeni vardır. Sanayi tesislerinin değerlemesinde en sık kullanılan yöntem net faaliyet geliri yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre ticari gayrimenkul sahibinin gelir-gider durumu hazırlanan finansal tablolardan veya beyannamelerden incelenmelidir.



Read More

11 Kasım 2018

Türkiye'de Emlak Sektörünün Gelişimi

Kasım 11, 2018 0
Türkiye'de emlak sektörünün gelişimi 1923-1945, 1946-1952, 1953-1960, 1961-1980, 1981-1999, 2000- Günümüz şeklinde sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma Türkiye'nin ekonomik ve siyasi durumuna göre belirlenmiştir. 

1923-1945 Dönemi

Türkiye'de emlak sektörünün temelleri I. Dünya Savaşından önceye dayanmaktadır.Ardından yaşanan Kurtuluş Savaşı sonrasında yerleşim alanları yeniden yapılanmıştır.İskan ve İmar Vekaleti kurulmuş sonraki dönemlerde vekalet kaldırılıp İçişleri bakanlığına bağlanmıştır. Ankara'nın başkent olmasıyla bürokrat ve memurların artmasıyla konut ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 1925 yılında çıkarılan yasaya göre memurlara avans verilerek 198 konut yapma imkanı sağlanmıştır.

3 Haziran 1926 tarihinde Atatürk`ün talimatları doğrultusunda "Emlak ve Eytam Bankası" adı altında kuruldu. Bankanın ilk sermayesi 20 milyon TL olarak belirlendi. İlk şube ise 13 Temmuz 1926 tarihinde Ankara`da açıldı. Emlak ve Eytam Bankasının diğer bankalardan ayırt edici özelliği, gayrimenkul ipoteği karşılığında borç para veren bir kamu bankası olmasıdır. Emlak ve Eytam Bankası 1946 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemin en önemli uygulaması, temeli 1944 yılında zamanın Başbakanı Şükrü Saraçoğlu tarafından atılan ve 1946 tarihinde tamamlanan 434 konutluk Saraçoğlu Mahallesidir.
Bu dönemde kentlere göç başlamadığından şehirlerde konut sorunu başlamamıştı. Ancak  İzmir, İstanbul, Ankara gibi şehirlerde konut sorunu görülmekteydi. 1945 yılında İstanbul'da kira artışları barınma sorununu artırmıştır. Bu döneme denk gelen II. Dünya Savaşınında Türkiye ekonomisine etkilemesi yatırımları aksatmış ve ekonomiyi zayıflatmıştır. Milli Koruma kanunu ve Varlık vergisi bu dönemin öne çıkan gelişmesidir.

1946-1952 Dönemi

1948 yılında yürürlüğe giren "Bina Yapımını Teşvik yasası" belediyelere arsa üretme yetkisi verilmişti. 1950'liler de kentlere yapılan göçler çarpık ve niteliksiz yapılara artırmıştır.

1953-1960 Dönemi

Bu dönemde sanayinin gelişmesi kentlere göçü arttırmış bu sebeple barınma amaçlı konut ihtiyacı artmıştır. Bu da gecekondu denilen yapılaşmayı arttırmıştır.1950 yılında Türkiye Sınai Kalkınma bankası kurulmuş. 20 özel bankada faaliyete geçmiştir.Bankaların artması özel sektör girişimciliğini de arttırmıştır. 1958 yılında İmar ve İskan Bakanlığı kurulmuştur.

1961-1980 Dönemi

Kamu kesiminde  metalürji, petrokimya ve inşaat malzemeleri gibi temel ara mallarında ithalati ikame eden sanayiler kuruldu. Ancak Türkiye teknolojik olarak karmaşık yatırım mallarının ve ara mallarının ithal ikamesinde ilerleyemedi.
Yenilenen vergi yasası ile servet bildirimi zorunlu hale getirildi. Emlak Bankasının konut kredilerini kısıtlaması konut talebini azaltmıştır.. 1969 yılında artan arsa fiyatlarını kontrol altına almak için Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 1973-1977 yılları arasında yaşanan ekonomik ve politik dalgalanmalar vatandaşların alım gücünü azaltmıştır. Çarpık yapılaşma giderek artmıştır.

1981-1999 Dönemi

1979-80 yıllarında OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerin petrol fiyatlarına zam yapması Türkiye'yi ekonomik krize sokmuştur. Bu dönemde 24 Ocak kararlarının alınması, büyüme hızlarının negatif değerler çıkması, enflasyonun TEFE'de %107,2 olarak gerçekleşmesi yatırımları ertelemiş bu da üretimi daraltmıştır. İşsizlik korkusu ve paranın hızla değer kaybetmesiyle vatandaşların az olan alım gücünü daha da düşürmüştür.
1984 yılında ise gecekonduların yasallaşmıştır.1984 yılında çıkarılan af yasası ile ilk kez “Yeminli Bürolar” adıyla yeni bir yapılanma oluşturulmuştur.  Bu yeminli bürolar, gecekondulara “tapu tahsis belgesi” denilen ve tapuya esas olacak olan bir belge vermekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu yasaya göre imar hukukuna aykırı olarak yapılmış yapılarla gecekondular, ıslah edilerek korunacak ya da yasa hükümlerinden yararlanamayanlar olarak sınıflandırılacaktır. İlk kez bu yasa ile “tapu tahsis belgesi” tanımlanmıştır. Gecekondu sahiplerine kendi arazileri üzerine dört kata kadar bina yapma olanağı sağlamıştır.
1987 yılın itibariyle borsa, döviz, faiz getirilerinin yükselmesi, toplu konut kredilerinin kesintiye uğramasıyla emlak sektörü 5 yıllık durgunluk dönemine girmiştir.
1990-94 yıllarında siyasi istikrarsızlıklar arasında uygulanmaya çalışılan ekonomik politikalar; gelir dağılımını iyileştirmeye, işsizliğe düşürmeye ve bölgesel gelişmişlik farklarını dengelemeye amaçlamıştır. 1996 - 2000 arasında  Asya ve Rusya'da yaşanan ekonomik krizler Türkiye'yi de olumsuz etkilemiştir.

1999 yılında yaşanan deprem, emlak sektörünün dönüm noktası olmuştur.

2000- Günümüz

Depremle beraber  hükumetlerin gerekli yasaları ve mevzuatları yenilemeleri sonrasında, emlak sektöründe binalara yönelik iyileştirmeler yapılmaya başlamıştır.2001 yılında "Yapı Denetim Yasası" çıkarılmıştır. 2005 yılında emlak talebinde artış yaşanmıştır.İnşaat sektöründe üretimler artmış sadece konut değil büyük ölçekli yatırımları da getirmiştir.Emlak sektöründeki gelişmeleri yabancı yatırımcılarda kayıtsız kalmamıştır. Bu durumda inşaat firmalarını markalaşıp daha rekabetçi hale getirmiştir.2012 yılında 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çıkmıştır

 Ticari gayrimenkul sektöründe ise 2010 yılın sonrası konut sektörüne göre yavaşlama daha sınırlıdır. Otel piyasası da yüksek doluluk oranları ve artan taleple birlikte ticari gayrimenkuller içinde en gözde pazar olmayı sürdürmektedir. Ekonomik yavaşlamaya rağmen AVM ve ofis pazarında mevcut yatırımlar sürmektedir.
       Son dönemler bakıldığında ise ekonomide durgunluk söz konusudur.Bu durgunluk emlak sektörü de yavaşlatmıştır. Gayrimenkul sektöründeki faiz oranları artarak konut kredisi kullanımı azalmıştır. Konut satışlarında düşüş görülmektedir.    

Read More

09 Eylül 2018

Kaç Çeşit Emlak Türü Vardır? Neye Göre Ayrılır?

Eylül 09, 2018 0

Gayrimenkul sektöründe emlak çeşitleri beş başlık altında toplanmaktadır. Bu sınıflandırma yapılırken tüketici beklentileri, gayrimenkülün özellikleri, yatırım fırsatları, yasal zorunluluklar ve diğer etmenler dikkate alınmaktadır. Şu şekilde sınıflanırlar : 
  1. Konutlar
  2. Ticari Amaçlı Emlaklar
  3. Endüstriyel Amaçlı Emlaklar
  4. Tarıma Yönelik Emlaklar
  5. Özel Amaç Teşkil Eden Emlaklar


1) Konutlar


Özel kullanıma hitap eden temel barınma ihtiyacı için yapılmış her türlü emlağı kapsar.Kiralama, satma ve devredilme özellikleri de bulunan konutlar pazar payı önemli olan ve sektöre hızlanma kazandıran ürün şeklidir.

2) Ticari Amaçlı Emlaklar

Ticari amaçlara yönelik alım satımı kiralaması yapılan emlak türleridir.Özellikle emlağın yatırım özelliği ve değeri ön plandadır.Ticari amaçlı emlaklar için bu özellik önem arz etmektedir.Bu açıdan bakıldığında konutta ticari amaçlı olabilmektedir. Değiş tokuş işlemlerinin olduğu durumlar da ticari amaçlı emlaklar sınıfına girer.

3) Endüstriyel Amaçlı Emlaklar

Üretim, depo, ve dağıtım gibi kanalarında kullanılan tesisler, işletmeler, varlıklar taşınmazlar ve bunlarla ilgili ürünleri kapsamaktadır. Bunlara örnek olarak fabrikalar, üretim merkezleri, depolar,ürün üretimine destek olan taşınmazlar. 
Genel de ürünler endüstriyel emlaklarda üretilir, ticari emlaklarda da satışı olur.

4) Tarıma Yönelik Amaçlar

Tarım ve tarıma yönelik süreçlerde kullanılan tüm emlak ürünlerini kapsar.Tarlalar, bağlar, bahçeler, çiftlikler gibi tarım faaliyetlerinin gerçekleştiği emlaklar bu sınıfa girer. 
Aynı zamanda tarıma yönelik bazı emlak ürünlerinin daha sonraki yıllarda diğer emlak ürünleri olan ticari amaçlı konut , endüstri amaçlı emlaklar kapsamında kullanılması mümkündür..Mesela günümüzde 2B arazilerinin satışa çıkarılması, tarıma yönelik bazı arazilerin kamulaştırılması süreci buna benzer örneklerdir.

5) Özel Amaç Teşvik Eden Emlaklar

Bu sınıflandırmaya giren emlaklar; okullar ,ibadethaneler, mesleki kurs yerleri, golf sahaları, oteller gibi özel amaçlara hitap eden, birbirine çok benzemeyen alım satımı sık sık yapılmayan emlak türleridir. Özel amaç teşkil eden emlakların değerlerinin hesaplaması da zordur.   








Read More

Post Top Ad

Your Ad Spot