İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı: emlak

İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı

İzmir'de profesyonel emlakçı mı arıyorsunuz. Gayrimenkul satım alım ve kiralama için arayınız. ÜCRETSİZ Emlak Muayenesi İçin Arayın

Reklam

ads

Hot

Post Top Ad

Your Ad Spot
emlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emlak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2026

İnşaat Projelerinde Temel Kavramlar: TAKS, KAKS ve İnşaat Alanı Hesaplama

Temmuz 30, 2026 0

Yeni bir inşaat projesine başlarken veya bir parselin imar durumunu incelerken en sık karşılaşılan terimler TAKS ve KAKS oranlarıdır. Bu teknik terimler, arazinin ne kadarının betonlaşacağını ve toplamda kaç metrekarelik bir yapı inşa edilebileceğini belirler.

TAKS ve T.A. (Taban Alanı) Nedir? Taban Alanı (T.A.), yapının zeminle temas eden kolonlarının dış yüzeyleri tarafından çevrelenen alandır. Bahçeye yapılan müştemilatlar da bu alana dahil sayılır. Taban Alanı Katsayısı (TAKS) ise bu taban alanının toplam imar parseli alanına oranını ifade eder. KAKS ve Katlar Alanı Kavramı Katlar Alanı Katsayısı (KAKS), bir parsele yapılabilecek toplam inşaat hakkını gösterir. Katlar alanı hesaplanırken yapının ışıklıklar hariç tüm kullanılabilir katlarının toplamı alınır. Ancak mevzuat, bazı alanları bu "inşaat alanı" hesabından muaf tutar. Örneğin;
  • Yangın merdivenleri ve asansörler,
  • Sığınak, kömürlük ve su depoları,
  • 45 m²’yi geçmeyen kapıcı daireleri,
  • Tesisat galerileri ve ticari amaçlı olmayan otoparklar bu hesaba katılmaz.
Kazanılmış Toplam İnşaat Alanı İmar planı değişikliklerinde önemli olan kazanılmış toplam inşaat alanı, mevcut imar durumuna göre yapılması uygun görülen binaların taban alanına katların (çıkmalar dahil) eklenmesiyle hesaplanır. Yeni bir yapı inşa edilirken ise sığınak ve otopark hariç tutularak Brüt İnşaat Alanı tanımı baz alınır. Bu kavramları doğru analiz etmek, hem mimari tasarımda hem de gayrimenkul değerlemesinde hata payını en aza indirir.
Read More

15 Ekim 2025

Türklerde Gayrimenkul Mülkiyetinin Evrimi

Ekim 15, 2025 0

 Bu yazımda Türklerde gayrimenkul mülkiyetinin evrimini değineceğim. Tarihsel ve Analitik bir inceleme olacak

Özet

Bu çalışma, Türk toplumunda gayrimenkul mülkiyetinin tarihsel süreç içerisindeki dönüşümünü incelemektedir. Göçebe bozkır kültüründen yerleşik tarım toplumuna geçiş, İslam hukukunun etkisi, Osmanlı’nın merkezi tapu sistemi ve Cumhuriyet dönemi mülkiyet reformları ekseninde, Türklerde “mülk” kavramının nasıl evrildiği tarihsel belgeler ve sosyoekonomik dinamikler çerçevesinde analiz edilmiştir.


1. Giriş

“Mülkiyet” kavramı, bir toplumun üretim biçimi, hukuk sistemi ve değer anlayışının aynasıdır. Türklerde gayrimenkul mülkiyeti, tarih boyunca toprakla kurulan ilişkiye göre biçimlenmiştir.
Orta Asya bozkırlarında hareketli yaşam biçimi, mülkiyeti “ortak kullanım hakkı” düzeyinde sınırlandırmış; yerleşik hayata geçişle birlikte mülk, bireysel ve hukuki bir statü kazanmıştır.


2. Göçebe Dönem: Kollektif Alan Anlayışı

Erken Türk toplulukları (Göktürk, Hun, Kırgız vb.), yarı göçebe bir ekonomik düzene sahipti.
Toprak, kabileye ait bir üretim alanı değil, mevsimsel bir yaylak-kışlak döngüsünün parçasıydı.
Bu nedenle özel mülkiyet yerine, topluluk temelli kullanım hakkı esastı.

Bozkır toplumlarında “mülk” yerine “il” kavramı öne çıkar. “İl” hem devlet hem de toprak anlamında kullanılır; ancak bireysel mülkiyet değil, egemenlik alanını ifade ederdi.
Bu dönemde gayrimenkul devri veya satışına ilişkin yazılı belgeler bulunmamaktadır; mülkiyet ilişkisi sözlü gelenek ve örfi kurallarla belirlenirdi.


3. Uygur Dönemi: İlk Yazılı Mülkiyet Belgeleri

Uygurlar, Türk tarihinde ilk yerleşik şehir uygarlığı kuran topluluk olarak öne çıkar.
Tarım, ticaret ve zanaatın gelişmesi, taşınmaz mülkiyetini ortaya çıkarmıştır.
Turfan bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda, Uygurca yazılmış satış ve kira belgeleri bulunmuştur.
Bu belgeler, ev, arsa ve bahçe gibi taşınmazların devrine dair ilk yazılı kanıtlardır.

Dolayısıyla Uygur dönemi, Türklerde mülkiyetin topluluk temelli olmaktan çıkıp bireysel hak ve sorumluluk temeline oturduğu ilk evredir.


4. Selçuklu Dönemi: İslam Hukuku ve Vakıf Sisteminin Etkisi

Selçuklularla birlikte Türk toplumu İslam hukuk sistemiyle tanıştı.
İslam fıkhı, mülkiyetin Allah’a ait olduğunu, insanın ise bu mülk üzerinde emanetçi statüsünde bulunduğunu kabul eder.
Bu anlayış, mülkiyetin sosyal sorumluluk boyutunu güçlendirmiştir.

Selçuklu şehirlerinde vakıf sistemi, gayrimenkulün toplumsal amaçlarla kullanımını düzenleyen en önemli kurum haline geldi.
Vakıf senetleri (vakfiyeler), mülkün kim tarafından hangi amaçla bağışlandığını belirlerdi.
Bu belgeler, Türk-İslam dünyasında mülkiyetin hem hukuki hem de sosyal bir belgeye dönüşmesinin örnekleridir.


5. Osmanlı Dönemi: Devlet Mülkiyeti ve Özel Mülkiyetin Dengesi

Osmanlı İmparatorluğu’nda toprak sistemi, miri arazi düzenine dayanıyordu.
Tarım arazilerinin mülkiyeti devlete ait olup, kullanım hakkı halka verilmişti.
Bu sistem, üretim sürekliliğini sağlarken toprak spekülasyonunu da önlemeyi amaçlıyordu.

Buna karşın şehirlerdeki arsa, ev, han ve dükkânlar özel mülkiyet kapsamındaydı.
Bu taşınmazların alım-satımı serbestti ve kadı huzurunda kayıt altına alınırdı.
15. yüzyıldan itibaren tapu tahrir defterleri, mülkiyetin resmi belgeleri haline geldi.

  1. ve 19. yüzyıllarda emlak piyasası büyüdükçe, “emlak tellallığı” adlı bir aracı meslek doğdu.
    Tellallar, alıcı ve satıcıyı buluşturur, işlemleri resmileştirir ve komisyon alırlardı.
    Bu, modern emlakçılığın tarihsel öncüsüdür.

Tanzimat reformları (1839 sonrası) ve 1847 Tapu Nezareti’nin kuruluşu, mülkiyetin devlet güvencesine alınmasını sağladı.
Bu gelişme, Osmanlı toprak sistemini modern tapu anlayışına yaklaştırdı.


6. Cumhuriyet Dönemi: Tapu Kadastro ve Özel Mülkiyetin Hukuki Güvencesi

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, Osmanlı’dan devralınan karma toprak yapısı sadeleştirildi.
1924’te Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü kurularak tüm mülklerin ulusal kayıt sistemi oluşturuldu.
Medeni Kanun (1926) ile birlikte mülkiyet, kişisel temel hak olarak tanımlandı.

  1. yüzyılın ortalarından itibaren hızlı kentleşme ve göç, gayrimenkul sektörünü ekonomik bir güç haline getirdi.
    Bu dönemde gayrimenkul alım-satımında aracılık yapan kişiler “emlak komisyoncusu” veya “emlakçı” olarak anılmaya başlandı.
    2018 tarihli Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği, bu mesleği resmen tanımlayarak sertifikalı hale getirdi.


7. Sonuç

Türklerde gayrimenkul mülkiyeti, tarih boyunca toplum yapısına, üretim biçimine ve hukuk sistemine bağlı olarak evrim geçirmiştir.
Göçebe geleneklerin ortak alan anlayışından Uygurların bireysel mülkiyet belgelerine, Selçukluların vakıf sisteminden Osmanlı’nın tapu düzenine ve Cumhuriyet’in modern kadastro sistemine uzanan bu süreç, Türk toplumunun devlet ve mülkiyet arasındaki dengeyi sürekli olarak yeniden tanımladığını göstermektedir.

Bugün Türkiye’deki tapu güvenliği, mülkiyet hakkı ve emlak danışmanlığı geleneği, bu binlerce yıllık tarihsel sürecin doğal bir sonucudur.

Read More

15 Ağustos 2025

Konut Yatırımı mı, Arsa Yatırımı mı? 2025 İçin Karşılaştırmalı Rehber

Ağustos 15, 2025 0

 2025 yılında gayrimenkule yatırım yapmak isteyenlerin aklındaki en önemli sorulardan biri: Konut mu almalıyım, yoksa arsa mı? Her iki yatırım seçeneğinin de avantajları ve riskleri bulunuyor. Bu yazımızda, konut ve arsa yatırımlarını detaylı bir şekilde karşılaştırıyor, 2025 yılı özelinde hangi seçeneğin öne çıktığını inceliyoruz.

 

1. Tanımlar: Konut Yatırımı ve Arsa Yatırımı Nedir?

 

Konut Yatırımı: Satın alınan daire, villa ya da yazlık gibi yapılı gayrimenkullerin yaşama veya kiraya verme amacıyla kullanılması.

 

Arsa Yatırımı: İmar durumu olan ya da olmayan toprak parçasının gelecekte değer kazanması beklentisiyle alınması.

 

2. 2025 Gayrimenkul Trendleri Ne Gösteriyor?

 

Şehir merkezlerinde konut fiyatlarının yüksekliği, yeni yatırımcıları alternatif bölgelere ve arsa alımına yöneltiyor.

 

Tarla vasıflı arazilerin imar beklentisiyle alınması artışta.

 

Kentsel dönüşüm, arsa sahiplerini avantajlı konuma getiriyor.

 

3. Konut Yatırımının Avantajları

 

Kira Getirisi: Konut, alım sonrası hemen kiraya verilebilir ve düzenli gelir sağlar.

 

Değer Artışı: Doğru bölgede alınan konut, zaman içinde prim yapar.

 

Krediye Erişim: Konut alımı için kredi kullanmak daha kolaydır.

 

Ödeme Kolaylığı: Proje konutlarında vadeli ve taksitli satış olanakları bulunur.

 

4. Arsa Yatırımının Avantajları

 

Yüksek Getiri Potansiyeli: İmar durumu değişirse ya da yakınlarına altyapı gelişirse, arsa hızla değerlenebilir.

 

Düşük Alım Maliyeti: Aynı büyüklükteki konuta göre arsa daha ucuza alınabilir.

 

Vergi Avantajları: Arsa sahipleri, konut sahiplerine göre daha düşük emlak vergisi öder.

 

5. Konut Yatırımının Riskleri

 

Kira Boşluğu Riski: Kiracı bulmak bazen zor olabilir.

 

Yıpranma ve Bakım: Konutlar zamanla eskir, tadilat masrafları çıkar.

 

Faiz Riski: Krediyle alınırsa geri ödeme yüksek olabilir.

 

6. Arsa Yatırımının Riskleri

 

Likidite Sorunu: Arsa satışı daha uzun sürebilir.

 

İmar Riski: İmar planı değişmezse uzun süre değerlenmeyebilir.

 

Altyapı Eksikliği: Elektrik, yol, su gibi hizmetlerin eksikliği, değeri düşürebilir.

 

7. 2025'te Arsa Nereden Alınmalı?

 

Nazilli ve Aydın Çevresi: Tarım arazilerinden konuta dönüşüm potansiyeli olan bölgeler.

 

İstanbul Çeperleri: Kanal İstanbul gibi mega projelerle prim yapması beklenen alanlar.

 

Yeni Sanayi ve OSB Alanları: Altyapının geliştiği, çalışan nüfusun artacağı bölgeler.

 

8. 2025'te Konut Nereden Alınmalı?

 

Metropol Dışı Mahalleler: Ankara, İstanbul, İzmir gibi şehirlerin dış çeperlerindeki yeni konut projeleri.

 

Kira Getirisi Yüksek Öğrenci Bölgeleri: Üniversite çevreleri.

 

Turistik Bölgeler: Yaz aylarında kira geliriyle avantaj sağlar.

 


9. Yatırım Amaçlı Seçim İçin 5 Kriter

 

Sermaye Büyüklüğü: Az sermayesi olan için arsa daha uygun olabilir.

 

Risk Toleransı: Uzun vadede sabırlı olan için arsa, kısa vadede gelir isteyen için konut uygundur.

 

Bölge Analizi: Yerel pazarı iyi tanımak karar vermede önemli.

 

Vergi Planlaması: Uzun vadeli planlamada vergisel avantajlar dikkate alınmalı.

 

Gelecek Projeler: Altyapı yatırımlarının olacağı yerler takip edilmelidir.

 

10. Sonuç: 2025'te Hangi Yatırım Daha Mantıklı?

 

Konut yatırımı, düzenli gelir isteyen ve risk seviyesi düşük yatırımcılar için 2025'te hala cazibesini koruyor. Ancak büyük kentsel projelerin ve altyapı düzeltmelerinin yaşanacağı bölgelerde arsa yatırımı, daha yüksek getiri potansiyeline sahip. Doğru analiz, yerel uzman desteği ve uzun vadeli vizyonla her iki yatırım da 2025 yılında kazandırabilir.

 

Yatırım yapmadan önce detaylı bir piyasa analizi yapmanızı ve profesyonel destek almanızı şiddetle öneririz.

 

Read More

21 Temmuz 2025

2025’te Konut Fiyatları Ne Olur? Uzmanlardan Öngörüler ve Yatırım Tavsiyeleri

Temmuz 21, 2025 0

 Gayrimenkul sektörü, ekonomik dalgalanmalardan en çok etkilenen alanlardan biridir. Özellikle konut fiyatları, hem alıcılar hem de yatırımcılar için yakından takip edilmesi gereken bir parametredir. 2025 yılında konut fiyatları ne yönde ilerleyecek? Uzman görüşleri, ekonomik veriler ve bölgesel analizlerle bu soruya detaylı bir cevap veriyoruz.

 

1. 2024'te Konut Piyasasında Neler Oldu?

 

2024 yılı, tüm dünyada ve özellikle Türkiye'de ekonomik belirsizliklerin ve enflasyonun yoğun hissedildiği bir yıl oldu. Merkez Bankası'nın faiz artışları, krediye erişimi zorlaştırdı. Buna rağmen, arz tıkanıklığı ve inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle konut fiyatları yukarı yönlü seyrini sürdürdü.

 

2. 2025'e Girerken Ekonomik Göstergeler Ne Diyor?

 

2025 başı itibariyle Türkiye'de enflasyon yükselse de stabilizasyon politikaları ile kontrollü bir süreç yönetiliyor. Faiz oranları halen yüksek seviyede seyrederken, krediye erişim sınırlı. Buna karşın, kiraların da yüksek seviyelerde seyretmesi, gayrimenkulü hala cazip bir yatırım aracı olarak gösteriyor.

 

3. Arz-Talep Dengesizliği Devam Ediyor

 

Yeni konut projelerinin azlığı, maliyetlerin yüksekliği ve özellikle büyükşehirlerde artan nüfus, talebin arzı aştığını gösteriyor. Bu da fiyatları yukarı çeken ana etkenlerden biri olarak 2025 yılında da etkisini sürdürecek gibi gözüküyor.

 

4. Hangi Bölgelerde Fiyat Artışı Bekleniyor?

 

• Ege Bölgesi (Aydın, Nazilli, Kuşadası): Turistik değeri ve tarım arazilerinin konuta dönüşmesiyle yatırım cazibesi sürüyor.

• Marmara (İstanbul, Kocaeli, Bursa): Yeni metro hatları, kentsel dönüşüm projeleriyle fiyatlar yukarı yönlü.

• Karadeniz Sahil Şeridi: Doğaya yakın yaşam arzusu, bu bölgeyi özellikle pandemi sonrası popüler hale getirdi.

 

5. Kira Fiyatlarındaki Artış Konut Alımını Teşvik Ediyor

 

Özellikle büyükşehirlerde kiraların aylık 15-30 bin TL bandına ulaşması, birikimi olan bireyleri "ev al, kira ödeme" mantığına itiyor. Bu da talep yaratıyor ve konut fiyatlarını destekliyor.

 

6. Uzman Görüşleri: 2025 Sonuna Kadar Ne Bekleniyor?

 

Ekonomistler ve gayrimenkul uzmanları, 2025 yılında konut fiyatlarının enflasyon oranının üzerinde artmaya devam edeceğini öngörüyor. Ancak artış oranları 2022-2023 dönemine göre daha makul seviyelerde olacak. Ortalama %25-%40 bandında bir artış öngörülüyor.

 

7. Yatırımcılar İçin Tavsiyeler

 

Kira Getirisi Yüksek Bölgeler: Yüksek kira gelirine sahip üniversite, turistik ve sanayi bölgeleri öncelikli tercih edilmeli.

 

Yeniden Satış Potansiyeli: Gelecekte satılması kolay olacak, lokasyonu iyi daireler seçilmeli.

 

Yeni Projelere İlgi: Lansman fiyatlarından satışa sunulan yeni projeler, uzun vadeli yatırımlar için önemli fırsatlar sunuyor.

 

8. Konut Alımında Kredi Kullanacaklara Öneriler

 

2025 yılında faiz oranlarının halen yüksek olması, krediyle konut alacaklar için dikkatli bir planlama gerektiriyor. Aylık geri ödeme planlarını iyi analiz etmek ve bankalar arası faiz farklarını değerlendirmek önemli.

 

9. Satın Alma Zamanlaması: Beklemek mi, Almak mı?

 

Önümüzdeki dönemde konut fiyatlarında büyük bir düşüş beklenmiyor. Aksine, yatay ama istikrarlı bir artış trendi bekleniyor. Bu nedenle "bekleyelim, fiyat düşer" mantığı yerine, doğru lokasyonda, doğru fiyatla hareket etmek daha mantıklı olabilir.

 

10. Sonuç: 2025'te Konut Alan Kazanacak mı?

 

2025 yılında konut piyasasında genel bir yukarı yönlü hareket bekleniyor. Bu nedenle, doğru bölge ve doğru zamanda yapılacak gayrimenkul yatırımı uzun vadede hem kira getirisi hem de değer artışı ile yatırımcıya kazandırabilir. Özellikle yerel pazarı iyi analiz eden yatırımcılar için 2025 fırsatlarla dolu bir yıl olabilir.

Read More

01 Haziran 2025

Ev Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz? 2025 Güncel Rehber

Haziran 01, 2025 0

Ev almak, çoğu insan için hayatındaki en büyük yatırımlardan biridir. Ancak bu süreç, dikkatli planlanmazsa hem maddi hem manevi açıdan büyük sorunlara yol açabilir. 2025 yılında ev alırken dikkat edilmesi gereken en güncel konuları ve ipuçlarını bu yazıda sizin için derledik.


1. Bütçe Planlaması: Ev Almanın İlk Adımı

Ev almadan önce yapmanız gereken ilk şey, bütçenizi net olarak belirlemektir. Bu sadece konut fiyatıyla sınırlı değildir. Tapu masrafı, ekspertiz ücreti, kredi masrafları ve taşınma giderleri gibi ek kalemleri de hesaba katmalısınız.


2. Konum Seçimi: Lokasyon Her şeydir

Gayrimenkulde en önemli faktör "lokasyon"dur. Ulaşım imkanları, okul, hastane, pazar ve sosyal alanlara yakınlık gibi kriterler hem yaşam kalitenizi hem de yatırımın gelecekteki değerini belirler.


3. Tapu ve İmar Durumu Kontrolü

Ev alırken tapu kaydını ve imar durumunu mutlaka kontrol edin. Tapunun kat irtifaklı ya da kat mülkiyetli olup olmadığına, hisseli olup olmadığına dikkat edin. Ayrıca, konutun ruhsatlı olup olmadığını belediyeden doğrulamak da önemlidir.


4. Kredi ile mi Nakit mi Almalı?

2025 yılında faiz oranlarının değişkenliği, krediyle konut alımında dikkat edilmesi gereken bir konudur. Kredi kullanacaksanız, farklı bankaların tekliflerini karşılaştırın ve aylık ödeme planlarını dikkatlice analiz edin.


5. Ekspertiz Raporu: Gerçek Değeri Bilin

Bir gayrimenkulün gerçek piyasa değerini öğrenmek için bağımsız bir ekspertiz raporu almanız önerilir. Bu rapor, hem fiyatın şişirilip şişirilmediğini anlamanıza yardımcı olur hem de kredi başvurularında zorunlu hale gelmiştir.


6. Binanın Yaşı ve Deprem Dayanıklılığı

Özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde, binanın yaşı ve yapı teknikleri çok önemlidir. 2000 yılı sonrası yapılan binalar genellikle yeni deprem yönetmeliğine uygun olsa da, teknik raporla bu durum teyit edilmelidir.


7. Sitede mi, Müstakil mi? Hangi Konut Tipi Size Uygun?

Güvenlik, sosyal alanlar ve aidat gibi kriterler sitede yaşamanın avantajlarından biridir. Ancak müstakil evler daha fazla mahremiyet ve bağımsızlık sunar. Yaşam tarzınıza hangisinin daha uygun olduğuna karar verin.


8. Satış Sözleşmesi ve Hukuki Danışmanlık

Ev alırken yapılacak satış sözleşmesinin detaylarını dikkatlice okuyun. Tapuda belirtilen alan ile fiilen sunulan alanın uyumlu olup olmadığını kontrol edin. Gerekirse bir hukukçudan danışmanlık almak, ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçer.


9. Komşular ve Çevre Analizi

Ev almak sadece bina için değil, yaşayacağınız komşuluk için de bir tercihtir. Mahalledeki güvenlik, komşu yapısı, altyapı sorunları gibi etkenleri de mutlaka yerinde gözlemleyin.


10. Gayrimenkul Danışmanı ile Çalışmanın Avantajları

Uzman bir emlak danışmanı ile çalışmak, süreci daha hızlı ve güvenli hale getirir. Yerel pazar bilgisine sahip bir uzmandan destek almak, sizi hem zaman hem para kaybından kurtarabilir.




Sonuç: Doğru Planlama ile Kazançlı Bir Yatırım Yapabilirsiniz

Ev almak, detaylara dikkat edildiğinde oldukça kazancı bir yatırıma dönüşebilir. 2025 yılında gayrimenkul piyasasında bilinçli adımlar atmak için yukarıdaki maddeleri rehber edinebilirsiniz. Unutmayın, doğru bilgi ve planlama ile ev almak bir hayal olmaktan çıkar, gerçeğe dönüşür.

 

Read More

18 Aralık 2023

izmir gayrimenkul piyasasinin son durumu ve tavsiyeler

Aralık 18, 2023 0

 İzmir, Türkiye'nin en büyük üçüncü şehri ve Ege Bölgesi'nin en önemli merkezi olarak gayrimenkul piyasasında da önemli bir yere sahiptir. İzmir'in nüfusu, ekonomisi, kültürü ve turizmi gibi faktörler gayrimenkul talebini ve fiyatlarını etkilemektedir. Bu yazıda, İzmir gayrimenkul piyasasının son durumu, avantajları ve dezavantajları hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

İzmir gayrimenkul piyasası, son yıllarda hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisini çekmektedir. İzmir'in iklimi, doğası, tarihi ve sosyal yaşamı gibi özellikleri şehri cazip kılmaktadır. Ayrıca, İzmir'in ulaşım, eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlarda da gelişmiş olması gayrimenkul yatırımı için avantaj sağlamaktadır. İzmir'de konut, iş yeri, arsa ve turistik tesis gibi farklı gayrimenkul türleri bulunmaktadır.

İzmir gayrimenkul piyasasının dezavantajları ise şunlardır: İzmir'de gayrimenkul fiyatları son yıllarda artmıştır. Bu da alım gücünü düşürmekte ve yatırım maliyetini yükseltmektedir. Ayrıca, İzmir'de deprem riski de bulunmaktadır. Bu nedenle, gayrimenkul alırken depreme dayanıklılık, zemin etüdü ve ruhsat gibi konulara dikkat etmek gerekmektedir.





İzmir gayrimenkul piyasası ile ilgilenenler için şu tavsiyelerde bulunabiliriz: İzmir'de gayrimenkul almak veya satmak isteyenler öncelikle iyi bir araştırma yapmalıdır. Gayrimenkulün konumu, özellikleri, fiyatı ve gelecekteki değer artış potansiyeli gibi kriterlere göre karar verilmelidir. Ayrıca, güvenilir bir emlak danışmanı veya firması ile çalışmak da önemlidir. Böylece, gayrimenkul alım satım sürecinde yaşanabilecek sorunlar önlenebilir veya çözülebilir.

İzmir gayrimenkul piyasası ile ilgili daha fazla bilgi için bizi takip etmeye devam edin.

Read More

15 Temmuz 2023

Emlak Nedir? Ev Alirken Ve Satarken Nelere Dikkat Edilmeli? Alım Satımda Vergi ve Harçlar Ne Kadar?

Temmuz 15, 2023 0

Emlak piyasası, hem alıcılar hem de satıcılar için birçok fırsat ve risk barındıran dinamik bir sektördür. Emlak alım satımı yaparken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Bu blog yazısında, emlak ile ilgili bilmeniz gereken temel kavramları ve ipuçlarını paylaşacağız.

Emlak nedir?

Emlak, arsa, bina, konut, iş yeri gibi gayrimenkul türlerini ifade eder. Emlak alım satımı, bu tür gayrimenkullerin mülkiyetinin el değiştirmesi işlemidir. Emlak alım satımı yapmak için genellikle bir emlakçı ile çalışılır. Emlakçı, alıcı ve satıcı arasında aracılık ederek, emlakın değerini belirler, pazarlık yapar, sözleşme hazırlar ve tapu işlemlerini takip eder.

Emlak alırken nelere dikkat edilmeli?

Emlak alırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, emlakın gerçek değerini bilmektir. Emlakın değerini etkileyen faktörler arasında konumu, büyüklüğü, yapısı, yaşam kalitesi, ulaşım imkanları, çevresel özellikleri gibi unsurlar sayılabilir. Emlakın değerini belirlemek için piyasa araştırması yapmak, benzer emlaklarla karşılaştırma yapmak ve uzman bir görüş almak faydalı olabilir.

Emlak alırken ayrıca emlakın hukuki durumuna da dikkat etmek gerekir. Emlağın tapusunun olup olmadığı, ipotekli veya hacizli olup olmadığı, imar durumu, kat mülkiyeti gibi konular emlak alım satımını etkileyebilir. Bu nedenle emlak almadan önce tapu sicilinden emlakın durumunu kontrol etmek ve gerekli belgeleri temin etmek önemlidir.

Emlak satarken nelere dikkat edilmeli?

Emlak satarken de emlakın değerini bilmek önemlidir. Emlağınızı çok düşük veya çok yüksek fiyattan satmamaya özen gösterin. Emlağınızın değerini belirlemek için yukarıda bahsettiğimiz yöntemleri kullanabilirsiniz. Ayrıca emlağınızı satışa çıkarmadan önce küçük onarımlar veya tadilatlar yaparak değerini arttırabilirsiniz.

Emlak satarken de emlakın hukuki durumunu göz önünde bulundurun. Eğer emlağınız ipotekli veya hacizli ise bunları kapatmanız veya devretmeniz gerekir. Eğer emlağınız kat mülkiyetine tabi ise kat malikleri kurulundan izin almanız gerekir. Eğer emlağınız imara aykırı ise belediyeden gerekli izinleri almanız gerekir.



Emlak alım satımında vergi ve harçlar nelerdir?

Emlak alım satımında ödenmesi gereken vergi ve harçlar şunlardır:

- Tapu harcı: Alıcı ve satıcı tarafından eşit olarak ödenir. Tapu harcının oranı %4'tür.

- Damga vergisi: Söz

Read More

05 Haziran 2023

Gayrimenkul yatirimi yapmak isteyenler için harika bir fırsat!

Haziran 05, 2023 0

 Gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için harika bir fırsat! Türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri olan Antalya'da, denize sıfır, lüks ve konforlu daireler satılık. Bu daireler, hem tatil hem de kiraya vermek için ideal. Hem yüksek kira geliri elde edebilir, hem de istediğiniz zaman kendiniz kullanabilirsiniz. Antalya'nın eşsiz doğası, tarihi ve kültürel zenginliği, sıcak iklimi ve eğlence seçenekleriyle hayalinizdeki yaşamı sunuyor. Bu fırsatı kaçırmayın, hemen bizimle iletişime geçin!



Read More

24 Mayıs 2023

izmir Gayrimenkul Piyasalari ile ilgili Analiz

Mayıs 24, 2023 0

İzmir, Türkiye'nin en büyük üçüncü şehri ve Ege Bölgesi'nin en önemli merkezi olarak gayrimenkul piyasasında da önemli bir yere sahiptir. İzmir'de gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için şehrin farklı bölgelerindeki konut ve işyeri fiyatlarını, kiralama potansiyelini ve gelecek beklentilerini sizler için araştırdık.

İzmir'de gayrimenkul fiyatları son bir yılda yüzde 25 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, İzmir'de 2020 yılında ortalama konut satış fiyatı 3.000 TL/m2 iken, 2021 yılında 3.750 TL/m2'ye yükseldi. Bu da yüzde 25'lik bir artış anlamına geliyor. İzmir'de konut fiyatlarının artmasının nedenleri arasında şehrin yaşam kalitesi, iklimi, kültürel ve sosyal zenginliği, ulaşım kolaylığı, eğitim ve sağlık olanakları gibi faktörler sayılabilir.

İzmir'in en pahalı ilçeleri Karşıyaka, Bornova ve Konak

İzmir'in en pahalı ilçeleri Karşıyaka, Bornova ve Konak olarak sıralanıyor. Bu ilçelerde konut satış fiyatları ortalama 24.500 TL/m2 ile 55.500 TL/m2 arasında değişiyor. Bu ilçeler aynı zamanda kiralık konutlar için de en çok talep gören bölgeler. Kiralık konutların metrekare başına aylık ortalama fiyatı ise 75 TL ile 350 TL arasında.

İzmir'in en ucuz ilçeleri Bayraklı, Çiğli ve Menemen

İzmir'in en ucuz ilçeleri Bayraklı, Çiğli ve Menemen olarak belirleniyor. Bu ilçelerde konut satış fiyatları ortalama 22.000 TL/m2 ile 42.500 TL/m2 arasında seyrediyor. Kiralık konutların metrekare başına aylık ortalama fiyatı ise 50 TL ile 200 TL arasında.






İzmir'de gayrimenkul yatırımı için hangi bölgeler tercih edilmeli?

İzmir'de gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için şehrin farklı bölgelerindeki avantaj ve dezavantajları şöyle özetleyebiliriz:

- Karşıyaka: Şehrin en gelişmiş ve merkezi ilçelerinden biri olan Karşıyaka, hem konut hem de işyeri yatırımı için uygun bir bölge. Karşıyaka'da yeni yapılan projelerde lüks konutlar bulmak mümkün. Ayrıca Karşıyaka sahil şeridi, çarşısı, parkları, kafeleri ve restoranları ile sosyal yaşamın da kalbinin attığı bir yer.

- Bornova: Şehrin en büyük ilçesi olan Bornova, üniversitelerin, hastanelerin, alışveriş merkezlerinin ve sanayi sitelerinin yoğun olduğu bir bölge. Bornova'da hem öğrenciler hem de çalışanlar için kiralık konut talebi yüksek. Bornova'da yeni yapılan projelerde modern konutlar bulunuyor.

Read More

05 Nisan 2020

Coronavirüsün Gayrimenkul Sektörüne Etkileri

Nisan 05, 2020 0

Dünyayı etkisi altına alan coronavirüs yaşamın her alanında etkisini gösteriyor. Uçuşlar durdu, sınır kapıları kapandı, eğitime ara verildi, firmalar evde çalışma modeline geçmeye başladı. İnsanları endişelendiren küresel salgın hayatımızda öyle etkili oldu ki gayrimenkul ilanlarını dahi etkiledi

Coronavirüs Gayrimenkul İlanlarına Sıçradı


Bazı ilanlarda "Corona virüs geçirmez ev', "Corona virüsün çıkamayacağı yükseklik” gibi abartılı ve gerçek dışı tanımlar yapılıyor. Bu tür ilanlara itibar edilmemesi gerekir. Bu şekilde yazılmış ilan başlıklarını ciddiye almamanızı tavsiye ederim.

İlan Başlıklarından Bazıları:


-Corona virüse yakalanmamak için bol oksijenli dağ evi

-Corona viruse karşı emniyette olacağınız müstakil ev

-Coronadan dezenfekte edilmiş stüdyo daire

-Corona virüsten izole, huzurlu ve steril

-Corona virüs geçirmeyen daire

-Corona virüsten kaçmak için en iyi fırsat

-Üreticiden arsanıza coronadan uzak prefabrik ev

-Corona virüsün çıkamayacağı yükseklikte teraslı ev

-Corona virüs geldi fiyat düştü

-Corona bu eve giremez 

-Anti korona, full dezenfekte

Öte yandan gayrimenkul danışmanı olarak virüsün salgına dönüşmesinden bu yana şehir dışındaki az katlı ve müstakil evlerle arazilere talebin arttığını söyleyebilirim. Kalabalık siteler yerine müstakil evlerin, şehrin merkezi yerine de şehir dışı lokasyonların öne çıkıyor. Sadece müstakil evlere değil aynı zamanda şehir dışındaki arazilere de ilgi artmaktadır.

Read More

31 Mart 2020

Covid-19'un Ev Fiyatları Etkisi Nasıl Oldu?

Mart 31, 2020 0

Corona Virüs salgını tüm dünya ekonomisini derinden etkiledi.  Öyle ki bu süreçte yaşanan maddi kayıpların milyar dolarlar seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bu noktada oluşan endişeler sonrası alınan ekonomi kararları ve bu kararların konut fiyatlarına etkisini analiz ettik.

FED VE TCMB'DEN FAİZ İNDİRİMİ KARARLARI


Dünya borsaları rekor kayıplar yaşarken Merkez Bankaları etkileri azaltmak adına önemli hamlelerde bulunuyorlar. Bu kapsamda Amerika Merkez Bankası FED almış olduğu kararla faiz oranlarını yüzde 0 ile yüzde 0.25 bandına indirdiğini duyurdu.  Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamada ise Mart 2020 PPK görülmelerinin öne çekildiği ve olağanüstü toplantıda yüzde 1 oranında faiz indirimi kararı aldı. Bu faiz indirimi kararı sonrası Türkiye'de geçtiğimiz aynı dönemlerde yüzde 24.00 seviyesinde olan faiz oranları Mart 2020'de tek haneli seviyeye 9.75 oranına kadar geriledi.

 EV FİYATLARI DÜŞECEK Mİ?


Corona Virüs salgınıyla etkilenen piyasalarda emlak sektörünün nasıl çıkacağı merak ediliyor.  Bu noktada vatandaşların virüsün geleceğine ilişkin süreç tamamlanana kadar beklemesi kuvvetli muhtemel. Önümüzdeki aylarda virüsün etkileri azaldığında konut sektörü yeniden canlanır ancak burada virüsün etki süreci öne çıkıyor.  Eğer virüsün etkileri kısa vadede atlatılırsa vatandaşlar uygun kredi oranları ile ev sahibi olmaya devam edecektir. Ancak korkulan olur ve virüs etki sürecini uzatırsa konut fiyatlarında hissedilir bir değer kaybı yaşanabilir.




Korona virüsü özellikle İstanbul’da yabancı konut satışını büyük ölçüde etkileyeceği görülüyor. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda özellikle Arap ülkelerine yapılan konut satışlarında hem vatandaşlık almak için müracaat eden kişilerin gümrük kapılarının ve hava yollarını kapalı olması satışlara bir şekilde etkileyeceği görülüyor.
Lüks yapılan projeler yabancılara daha kolay satmak için emlak ajanslarıyla irtibat kuran proje yetkilileri ajansların Vekalet’li satışları yapması düşünülürken daireleri görmeden almak istememeli satışların düşmesine sebep oldu.


Read More

03 Mart 2019

Konut Amaçlı Emlak Pazarını Etkileyen Faktörler

Mart 03, 2019 0
     Konut, barınma ihtiyacını doğrudan karşılayan dayanıklı tüketim malıdır. Eski zamanlardan günümüze kadar insanoğlunun yaşamında konutun önemli bir yeri olmuştur. Ülkemizde de konut hem barınma amacı hem de yatırım amacı olarak görülmektedir. Gayrimenkul Yatırım ortaklığı Derneğinin gayrimenkul araştırma raporuna göre 2023 yılına kadar konut ihtiyacı 7.5 milyon olarak öngörülmektedir.
     Konut üretiminde esas olgu arz ve talep arasındaki ilişkidir.Arz yönünden konut büyük bir sermaye yatırımı gerektiren üretim malıdır.  Gerek tüketim gerek üretim bakımından konutun diğer mallardan farklı özellikleri vardır. Üretilmesi için gereken zaman; uzun inşa süresi, ekonomik faktörler(arsa maliyetleri,konut kredileri,enflasyon, faiz,  yapı teknolojileri)olarak sıralanabilir.
Konut talebi ise  ekonomik, kültürel, politik gibi faktörlerden  etkilenmekte ve konut üretiminin şekillenmesinde rol oynamaktadır.Evlilik,boşanma,eğitim,tayin, göç gibi olaylar ve hane halkının maddi gücü ve büyüklüğü,yaş,cinsiyet eğitim gibi etmenler konut talebini etkilemektedir.

Nüfus ve Hane Halkının Demografik Yapısındaki Değişmeler

2018-2080 TUİK Nüfus Projeksiyonları
       
Nüfus artışına paralel olarak konut gereksinimi de artmaktadır.Türkiye'de nüfus artışı azalmakta ve hane halkı büyüklüklerinde de değişmeler olmaktadır.Küçülen hane halkının büyüklükleri konuta olan talebi artıracaktır.Genç yaş gruplarındaki nüfus artış azalırken, yaşlı grup nüfusu daha hızlı artmaktadır.Yaşlanmakta ve sosyo kültürel olarak değişmekte olan nüfus dağılımları, yaşlı insanlara dönük konut geliştirilmesini gerektirmektedir. 
      Aile büyüklüğü, çocuk sayısı,tek başına yaşama, emekliye ayrılan kişi sayısı, evlenme oranı, boşanma oranı gibi demografik değişiklikler konut talebini etkilemektedir. Çocuk sayısı artıp aileler büyüdükçe daha geniş konutlara ihtiyaç duyulacaktır. Boşanma, tek başına yaşam isteği, eğitim nedeni ile ikametgah değişikliği yada yaşlı ebeveynlerin daha küçük konuta ihtiyaç duyabilirler.  
     Emlak pazarında faaliyet gösteren konut firmalarının inşaa edecekleri konut tiplerini belirlemede dikkate alınmalıdır.Ülkemizde özellikle 1+1 dairelere olan talebin arttığı belirtilmektedir.Bu konut tipleri, artık bekarlar için değil tek başına yaşamayı tercih edenler ve çoçuklarını yetiştirmiş 50 yaş üstü ebeveynler tarafından tercih edilmektedir. Aynı zamanda yatırım amaçlı alınan bu evlerin değer artış ve kira gelirlerinin geri dönüş hızı da yatırımcıya cazip gelmektedir. 


Not: Tuik Nüfus ve Konut araştırması incelemek için  buraya tıklayın

Hane Halkının gelirindeki değişmeler

Ülkemiz gibi gelir dağılımının dengesiz olan ülkeler de konut ihtiyacının fiili talebe dönüşmesi zor olmaktadır.Gelir artışı bireyleri daha kaliteli ve konforlu bir ev arayışına iterken tam tersi durumda ise daha ucuz konut talebini doğurmaktadır. Gelir düzeyine bağlı olarak konut tipi de değişmektedir. Eskiden apartman dairesinde oturan kişiler gelir artışı nedeniyle müstakil bahçeli villalarda oturmayı tercih etmektedir.
Enflasyon kredi ve iş güvencesi gibi etmenler hane halkının konut talebini etkiler.Ülkemizde konut kredilerinin hacmi diğer ülkeler göre düşüktür.Bunun nedeni vadelerin kısa ve geri ödeme taksitlerinin yüksek olmasıdır. Bu derecede yüksek reel faiz ancak üst gelir gruplarınca karşılanabilmektedir.Konut kredileri alt ve orta gelir gruplarına hitap etmemektedir.Konut kredilerinde faizlerin yükselmesi konut talebinde de düşüş yaratmaktadır. 
Read More

28 Şubat 2019

Emlak Pazarını Etkileyen Ekonomik Ortam

Şubat 28, 2019 0
     Emlak pazarlarında bilgi kraldır ve yatırımcının kendi başına göremeyeceği kâr fırsatlarını emlak danışmanları sayesinde görmesini sağlar.Dolayısıyla özel bilgiye nitelikli uzmanlığa sahip olan danışmanlarla çalışan kişiler daha çok kâr elde etmesi anlamına gelmektedir. Emlak pazarı, pazarın yerelliği, arz talep uyumsuzluğu, devlet müdahaleleri, insanların emlaktan beklentileri olarak ifade edilebilir.


Emlak Pazarı ve Özellikleri


Gayrimenkulün benzersiz özelliklerinden biri konumunun sabit olmasıdır.Sabit ve hareketsiz olması sebebiyle, arzı talebin yüksek olduğu yerlere kaydırmak mümkün değildir.Arz sadece belli bir bölge de yer değiştirme ile yaratılabilir. Emlağın sabit özelliğinden dolayı ulusal yada uluslararası pazardan da alıcıları olabilir.Yabancıların Türkiye'deki gerek konut gerekse iş yerlerine yatırım yaparak emlak satın almaları buna örnek verilebilir.

Arz Talep Uyumsuzluğu


Konutta uzun inşa süresi arzın talepten geri kaldığı anlamına gelir. Birden talebin artması halinde bu talebe anında yanıt vermek mümkün olmaz.Bugünden yarına konut üretilemeyeceği için arz ve talebin uyumlu olmaması sonucunu doğurmaktadır.Talebin aşırı olduğu ve arzın bunu karşılayamadığı durumlarda fiyatlar yükselir, tam tersi durumda ise fiyatlar düşer.

Devlet Müdahelesi


Vergilendirme, teşvikler, emlak kullanım hakkının transferini yöneten yasal düzenlemeler ve finansal pazara dair devlet düzenlemeleriyle emlak pazarına müdahale edebilmektedir.
Kişiler ya da kurumlar emlak alımında gerekli finansal kaynağı sağlayabilmek için kredi ve kredi veren çeşitli finans kuruluşlarından kredi talebinde bulabilirler. Hükümetlerin finansal kurumlar ve finans piyasalarıyla aldığı kararlar ve yaptığı düzenlemeler emlak pazarında belirgin bir etki yaratmaktadır.

Emlak Pazarındaki Algılar ve Beklentiler


Emlak bir barınma amacının yanında bir yatırım aracı olarak görülen yarın için bir teminat olarak bakılan mal özelliğine sahiptir.Bu sebeple pek çok insan emlak satın alırken bir değer artışı ve kazanç beklentisi içindedir. Ayrıca emlak sahibi olmak kişiler arasında  bir sosyal statü gösterge aracı olarak kullanılmaktadır.Lüks konutta oturarak yüksek gelire sahip olduğunu sosyal statüsünün yüksek olduğunu karşısındakilere belirtir. 

Read More

16 Ocak 2019

Gayrimenkuller Kaça Ayrılır? Emlağın Özellikleri Nelerdir?

Ocak 16, 2019 0

 Gayrimenkul kelime anlamı olarak , yabancı anlamına gelen gayr sözcüğü ile taşınmış anlamına gelen menkul kelimesinin birleşmesi ile ortaya çıkmıştır. Diğer bir ifadeyle bir yerden başka bir yere taşınması olanaksız malları ifade etmektedir. Gayrimenkullerin Fiziksel ve Ekonomik Özellikleri vardır. Bu yazıda size fiziksel özelliklerini aktaracağım

 Gayrimenkulün Fiziksel Özellikleri

  1. Sabitlik: Emlak ürünlerinin en önemli özelliği, sabit taşınmaz olmalarıdır. Bu özellikten dolayı taşınmaz tüketiciye değil, tüketici taşınmaz mala (emlağa) ulaşır. Emlak taşınamadığı için çevreye bağımlıdır. Diğer pek çok mal için ulusal bir pazar söz konusu iken emlak pazarları yereldir. Ancak bazı mülkler kullanım ve mülkiyet durumuna göre yerel, ulusal, uluslararası pazar kategorisine girebilir. Örneğin aile oturmak için bir konut alıyorsa  bu talep yerel olurken iş insanın ulusal veya uluslararası finans şehirlerde ofis binalarına /plazalara yatırım yapması ulusal ya da uluslararası talebe örnek verilebilir.
  2. Benzersizlik (Heterojenlik): Emlağın yerinin sabit ve hareketsiz olması emlağın her parseline eşsiz ve benzersiz kılmaktadır. Her emlak standart mal olmadığı için
a) belirli bir pazar alanında ki yerine, konumuna         
b) arazinin büyüklüğüne ve üzerindeki yapılara           
c) mülkün okul, cadde, alışveriş merkezlerine ulaşım imkanlarına yakınlığına                     
d) Fiyatına ve kiralama özelliğine                                                     
e) güvenlik, havuz, asansör, spor alanları, vb. yaşam alanları sunmasına   göre farklılık gösterir      


A ve B konutları tamamen benzersiz olmalarına rağmen A çok gürültülü ve kalabalık cadde yer alması buna karşın B konutunun daha sakin yan cadde de yer alması iki konutun değerini farklılaştıracaktır. B konutu, A konutuna göre daha yüksek değere sahip olacaktır.

Emlağın heterojen olma özelliği kaynakların verimli bir şekilde dağıtımını sağlayan tam rekabet piyasası koşullarının bu pazarda bulunmadığını göstermektedir. Emlak pazarında mülkün heterojenliği nedeniyle alıcı ve satıcıların emlak alımı veya satımı ile ilgili bilgiyi sağlamaları kolay değildir. Bu nedenle; emlak danışmanı gibi uzmanlara ihtiyaç bulunmaktadır.

 3. Dayanıklılık : Taşınmaz mallar dayanıklı ve uzun ömürlüdür. Emlak zamanla eskiyebilir, arazi aşınabilir fakat toprak yüzeyinde sınırları belirlenmiş yerin mülkiyet hakkı sonsuza kadar sürer. 
Read More

01 Ocak 2019

Emlak Finansmanı ve Emlak Değerlendirmesi Nedir?

Ocak 01, 2019 0

Emlak Finansmanı:  Emlak ürünlerinin uzun dönemli satılabilirliğine ilişkin ödeme koşulları geliştirir. Gayrimenkul almak isteyen kişilere yönelik maddi imkan yaratmaktadır. Emlak finansmanı bir taşınmazı almak isteyenlere banklarla olan ilişkilerini ve borç verme süreçlerini yönetilmesi anlamına gelir.
      Emlak finansmanının temel çalışma alanı  kısa, orta ve uzun vadeli kredilerin sağlanması söz konusu faaliyetlerin yapılması ve bu konuların analizidir.

Emlak değerlendirme: Gayrimenkulün esas değerinin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalardır. Emlak ve emlak ürünlerinin piyasa koşullarında doğru fiyatın belirlenmesi, emlak kazancının tahminine yönelik analizlerin yapılması ve bu süreçte yaşanabilecek risklerin tahmin edilmesi emlak değerlemenin temel çalışma alanıdır.


Emlak değerleme, fayda maliyet açısından emlak yatırımlarını doğru bir şekilde hesaplamaktadır.  bu alanda çalışan bireylere emlak eksperi tanımı yapılmaktadır.

Emlak finansmanı, finansman araçlarını kullanarak bir taşınmaz satışına maddi imkan yaratılmasına ifade ederken, Emlak değerleme ise taşınmazın piyasa değerini belirler ve kazanca yönelik tahmin sürecini yönetir. Piyasa fiyatı ne kadar doğru olursa taşınmazda o kadar kısa süre içerisinde elden çıkacaktır.Bu sebeple taşınmazın değerleme süreci uzman kişilerle profesyonel şekilde yönetilmelidir.

      Gayrimenkul danışmanı etkin ve verimli olabilmek için finansman ve değerleme konularında müşterilerine danışmanlık hizmeti sunabilmeli ve bu şekilde verdiği hizmette ayrıcalık yaratabilmelidir.
Read More

Gayrimenkul Sektörünü Etkileyen Unsurlar

Ocak 01, 2019 0


Piyasa Değeri: Uluslararası değerleme standartları komitesi tarafından potansiyel alıcı ve satıcılar arasında gerçekleşen ve pazarlığa tabi olan, herhangi bir zorlama olmadan satın alma davranışında ki tahmini miktar olarak tanımlanmıştır.

Kullanım Değeri:  Kiralama, satın alma vb. emlak ürünlerinin değerinin belirlenmesi sürecidir.

Yatırım Değeri: Emlak ürünün yatırımcılar, alıcılar ve satıcılar açısından oluşturduğu değere odaklanmaktadır.
Kullanım değeri  o günkü değerini ifade ederken yatırım değeri ise gelecek değerini gösterir.

İşletme Değeri: Turistik tesis, Sağlık tesisi, büyük restoran gibi işletmelerde hem arsa konum gibi özelliklerin yanı sıra işletmenin isim hakkı cirosu gibi işletmeye yönelik haklarıyla beraber ele alınan değeri ifade eder.

Vergi Değeri: Yasal olarak belirlenmiş değerdir. Vergisel borcu hesaplamak için emlak ürünün değeri hesaplanması gerekir.Vergi değeri piyasa değerinin belli bir yüzdesine eşit olabilir.
Read More

Türkiye'de Emlak Piyasasını Yönlendiren Etmenler

Ocak 01, 2019 0


  • Nüfüs Artışı
  • Göçler
  • Artan İnşaat ihtiyacı 
  • Mevcut konutların yenilenme ihtiyacı
  • Doğal Afetler
  • Modern perakende işletme binalarına ihtiyaç duyulması

Türkiye'de emlak sektöründe yer alan üreticiler:


  1. Kamu sektörü (TOKİ, KİPTAŞ, Emlakbank, GYO)
  2. Özel sektör 
  3. Konut kooperatifleridir
Read More

11 Kasım 2018

Türkiye'de Emlak Sektörünün Gelişimi

Kasım 11, 2018 0
Türkiye'de emlak sektörünün gelişimi 1923-1945, 1946-1952, 1953-1960, 1961-1980, 1981-1999, 2000- Günümüz şeklinde sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma Türkiye'nin ekonomik ve siyasi durumuna göre belirlenmiştir. 

1923-1945 Dönemi

Türkiye'de emlak sektörünün temelleri I. Dünya Savaşından önceye dayanmaktadır.Ardından yaşanan Kurtuluş Savaşı sonrasında yerleşim alanları yeniden yapılanmıştır.İskan ve İmar Vekaleti kurulmuş sonraki dönemlerde vekalet kaldırılıp İçişleri bakanlığına bağlanmıştır. Ankara'nın başkent olmasıyla bürokrat ve memurların artmasıyla konut ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 1925 yılında çıkarılan yasaya göre memurlara avans verilerek 198 konut yapma imkanı sağlanmıştır.

3 Haziran 1926 tarihinde Atatürk`ün talimatları doğrultusunda "Emlak ve Eytam Bankası" adı altında kuruldu. Bankanın ilk sermayesi 20 milyon TL olarak belirlendi. İlk şube ise 13 Temmuz 1926 tarihinde Ankara`da açıldı. Emlak ve Eytam Bankasının diğer bankalardan ayırt edici özelliği, gayrimenkul ipoteği karşılığında borç para veren bir kamu bankası olmasıdır. Emlak ve Eytam Bankası 1946 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemin en önemli uygulaması, temeli 1944 yılında zamanın Başbakanı Şükrü Saraçoğlu tarafından atılan ve 1946 tarihinde tamamlanan 434 konutluk Saraçoğlu Mahallesidir.
Bu dönemde kentlere göç başlamadığından şehirlerde konut sorunu başlamamıştı. Ancak  İzmir, İstanbul, Ankara gibi şehirlerde konut sorunu görülmekteydi. 1945 yılında İstanbul'da kira artışları barınma sorununu artırmıştır. Bu döneme denk gelen II. Dünya Savaşınında Türkiye ekonomisine etkilemesi yatırımları aksatmış ve ekonomiyi zayıflatmıştır. Milli Koruma kanunu ve Varlık vergisi bu dönemin öne çıkan gelişmesidir.

1946-1952 Dönemi

1948 yılında yürürlüğe giren "Bina Yapımını Teşvik yasası" belediyelere arsa üretme yetkisi verilmişti. 1950'liler de kentlere yapılan göçler çarpık ve niteliksiz yapılara artırmıştır.

1953-1960 Dönemi

Bu dönemde sanayinin gelişmesi kentlere göçü arttırmış bu sebeple barınma amaçlı konut ihtiyacı artmıştır. Bu da gecekondu denilen yapılaşmayı arttırmıştır.1950 yılında Türkiye Sınai Kalkınma bankası kurulmuş. 20 özel bankada faaliyete geçmiştir.Bankaların artması özel sektör girişimciliğini de arttırmıştır. 1958 yılında İmar ve İskan Bakanlığı kurulmuştur.

1961-1980 Dönemi

Kamu kesiminde  metalürji, petrokimya ve inşaat malzemeleri gibi temel ara mallarında ithalati ikame eden sanayiler kuruldu. Ancak Türkiye teknolojik olarak karmaşık yatırım mallarının ve ara mallarının ithal ikamesinde ilerleyemedi.
Yenilenen vergi yasası ile servet bildirimi zorunlu hale getirildi. Emlak Bankasının konut kredilerini kısıtlaması konut talebini azaltmıştır.. 1969 yılında artan arsa fiyatlarını kontrol altına almak için Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 1973-1977 yılları arasında yaşanan ekonomik ve politik dalgalanmalar vatandaşların alım gücünü azaltmıştır. Çarpık yapılaşma giderek artmıştır.

1981-1999 Dönemi

1979-80 yıllarında OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerin petrol fiyatlarına zam yapması Türkiye'yi ekonomik krize sokmuştur. Bu dönemde 24 Ocak kararlarının alınması, büyüme hızlarının negatif değerler çıkması, enflasyonun TEFE'de %107,2 olarak gerçekleşmesi yatırımları ertelemiş bu da üretimi daraltmıştır. İşsizlik korkusu ve paranın hızla değer kaybetmesiyle vatandaşların az olan alım gücünü daha da düşürmüştür.
1984 yılında ise gecekonduların yasallaşmıştır.1984 yılında çıkarılan af yasası ile ilk kez “Yeminli Bürolar” adıyla yeni bir yapılanma oluşturulmuştur.  Bu yeminli bürolar, gecekondulara “tapu tahsis belgesi” denilen ve tapuya esas olacak olan bir belge vermekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu yasaya göre imar hukukuna aykırı olarak yapılmış yapılarla gecekondular, ıslah edilerek korunacak ya da yasa hükümlerinden yararlanamayanlar olarak sınıflandırılacaktır. İlk kez bu yasa ile “tapu tahsis belgesi” tanımlanmıştır. Gecekondu sahiplerine kendi arazileri üzerine dört kata kadar bina yapma olanağı sağlamıştır.
1987 yılın itibariyle borsa, döviz, faiz getirilerinin yükselmesi, toplu konut kredilerinin kesintiye uğramasıyla emlak sektörü 5 yıllık durgunluk dönemine girmiştir.
1990-94 yıllarında siyasi istikrarsızlıklar arasında uygulanmaya çalışılan ekonomik politikalar; gelir dağılımını iyileştirmeye, işsizliğe düşürmeye ve bölgesel gelişmişlik farklarını dengelemeye amaçlamıştır. 1996 - 2000 arasında  Asya ve Rusya'da yaşanan ekonomik krizler Türkiye'yi de olumsuz etkilemiştir.

1999 yılında yaşanan deprem, emlak sektörünün dönüm noktası olmuştur.

2000- Günümüz

Depremle beraber  hükumetlerin gerekli yasaları ve mevzuatları yenilemeleri sonrasında, emlak sektöründe binalara yönelik iyileştirmeler yapılmaya başlamıştır.2001 yılında "Yapı Denetim Yasası" çıkarılmıştır. 2005 yılında emlak talebinde artış yaşanmıştır.İnşaat sektöründe üretimler artmış sadece konut değil büyük ölçekli yatırımları da getirmiştir.Emlak sektöründeki gelişmeleri yabancı yatırımcılarda kayıtsız kalmamıştır. Bu durumda inşaat firmalarını markalaşıp daha rekabetçi hale getirmiştir.2012 yılında 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çıkmıştır

 Ticari gayrimenkul sektöründe ise 2010 yılın sonrası konut sektörüne göre yavaşlama daha sınırlıdır. Otel piyasası da yüksek doluluk oranları ve artan taleple birlikte ticari gayrimenkuller içinde en gözde pazar olmayı sürdürmektedir. Ekonomik yavaşlamaya rağmen AVM ve ofis pazarında mevcut yatırımlar sürmektedir.
       Son dönemler bakıldığında ise ekonomide durgunluk söz konusudur.Bu durgunluk emlak sektörü de yavaşlatmıştır. Gayrimenkul sektöründeki faiz oranları artarak konut kredisi kullanımı azalmıştır. Konut satışlarında düşüş görülmektedir.    

Read More

10 Kasım 2018

Dünyada Emlak Sektörünün Gelişimi

Kasım 10, 2018 0

Emlak sektörü, sanayi devrimiyle işçi sınıflarının oluşması ve kentlere göç etmeleriyle birlikte sektörün temelleri atılmaya başlandı. Avrupa'da 19. yüzyılda işçi sınıfı daha iyi yaşam sürdürebilmeyi amaçlamış. Bu sebeple daha iyi konutlar talep edilmiş.İlk üretilen konutlar küçük yapılıp düşük fiyatlandırılmış.
1933 yılında modern mimarlığın kurucu isimlerinden mimar Le Corbusier tarafından yazılan Atina Antlaşması ile kentsel planlama önem kazandı. Burada önemli olan , konutun sadece yapı olarak değil bir yaşam alanı sosyal statü, iletişim, güvenlik, ulaşım kolaylığı sağlamış olmalıdır. 
Emlak sıkıntısının yaşandığı 21. yüzyıl başlarında emlağın yapısını sadece fiziksel öğe olarak değil kişsel kurumsal alanlar, güvenlik, yapısal sağlamlık, ısıtma havalandırma, temel altyapı, çevresel kalite gibi faktörlerin oluşturduğu bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.

Dünyada Emlak Sektörünün Gelişim Süreçi


Amerika'da yaşanan konut kredilerinin Gayri Milli Hasıla içindeki payının %54 civarında olması yaşanan krizi doğrudan etkilemiştir.Konut fiyatları düşmüş ve birçok sektör etkilenmiş bunun sonucunda işsizlik artmıştır
1996-2004 yılları arasında :
Krediler araştırılarak çok kısıtlı bir gruba verilmiştir
En çok dikkat edilen ise bireylerin gelirlerini belgeleyebilmesi olmuştur.
Emlak fiyatlarının yükselmesi konutların değer kazanmasına bu da kredi borçlarını ödeyemeyecek durumda olanların evlerını satarak hem borçlarını ödemişlerdir hem de kazanç sağlamışlardır.
Bu durum da konut almak isteyenleri cesaretlendirmiş gelirleri düşük olsa bile yüksek faiz ödemeyi razı olmuşlardır.
2004-2006 yılları arasında konut kredilerinin %21'i riskli kişilere verilmiştir ve bu bireyler kredileri geri ödeyememişlerdir. Bankalar bu konutları el koymaya ve satmaya başlamıştır. Bu tür konutlara foreclosure denilmektedir.
2011 yılında ki Amerikan ekonomisinde ki durgunluk Avrupayı ve diğer bölgeleri etkilemiştir.Buna Çin ve Hindistan ekonomisinde ki yavaşlama da eklenince tüm dünyayı etkileyen ekonomik durgunluk emlak sektörünü de etkilemiştir.  
Read More

01 Eylül 2018

EMLAK SEKTÖRÜNDE TEMEL DEĞİŞKENLER

Eylül 01, 2018 0
Emlak sektörünü doğrudan etkileyen dört unsur arz ve talep dengelerini etkilemektedir.Bunlar Sosyal unsur, Ekonomik unsur, Çevresel unsur, Hukuki unsurdur.

Sosyal unsurlar, emlak ürünlerini talep edenlerin yaşı, cinsiyeti, aile yapısı, mesleği, eğitim düzeyi olarak sıralanabilir. Sosyal unsurlar talep yaratma ve talebi ölçebilme açısından önemlidir. Talep tahmini açısından nüfusla ilgili her bilgiye ulaşılması önem arz etmektedir. Bu yüzden sosyal unsurlar emlak sektöründe talebi belirleyen en önemli unsurlardır. 

Ekonomik unsurlar, satın alma gücünü etkilediğinden önemlidir. Emlak satın alma ve değerini etkileyen unsurlar şöyledir;
  • Aktif olarak çalışan gücü
  • ücret aralıkları
  • ekonomik istikrar ve düzen 
  • toplumun ekonomik gücü
  • genel fiyat seviyeleri
  • kredilenme fırsatları
  • var olan emlak stokları
  • emlak projelerinin sayısı
  • mevcut fiyatlar
  • genel inşaat giderleri
Hukuki unsurlar, ise hükümetin ve devletin emlak sektörü ile ilgili alacağı kararlar ve bununla ilgili yasal düzenlemelerdir. Bu düzenlemelere bağlı olarak emlak ürünlerinin fiyatları artabilir veya azalabilir. Örnek olarak kira taban ve tavan uygulamaları verilebilir.

Çevresel unsurlar, emlak ve emlak değerini doğrudan etkileyen ulaşım yolları, cazibe merkezlerine yakınlık, sıcaklık gibi unsurlar etkili olmaktadır.
Read More

Post Top Ad

Your Ad Spot