İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı: gayrimenkul

İzmir Emlak Rehberi Profesyonel Emlakçı Gayrimenkul alım satım kiralama uzmanı

İzmir'de profesyonel emlakçı mı arıyorsunuz. Gayrimenkul satım alım ve kiralama için arayınız. ÜCRETSİZ Emlak Muayenesi İçin Arayın

Reklam

ads

Hot

Post Top Ad

Your Ad Spot
gayrimenkul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gayrimenkul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2026

İnşaat Projelerinde Temel Kavramlar: TAKS, KAKS ve İnşaat Alanı Hesaplama

Temmuz 30, 2026 0

Yeni bir inşaat projesine başlarken veya bir parselin imar durumunu incelerken en sık karşılaşılan terimler TAKS ve KAKS oranlarıdır. Bu teknik terimler, arazinin ne kadarının betonlaşacağını ve toplamda kaç metrekarelik bir yapı inşa edilebileceğini belirler.

TAKS ve T.A. (Taban Alanı) Nedir? Taban Alanı (T.A.), yapının zeminle temas eden kolonlarının dış yüzeyleri tarafından çevrelenen alandır. Bahçeye yapılan müştemilatlar da bu alana dahil sayılır. Taban Alanı Katsayısı (TAKS) ise bu taban alanının toplam imar parseli alanına oranını ifade eder. KAKS ve Katlar Alanı Kavramı Katlar Alanı Katsayısı (KAKS), bir parsele yapılabilecek toplam inşaat hakkını gösterir. Katlar alanı hesaplanırken yapının ışıklıklar hariç tüm kullanılabilir katlarının toplamı alınır. Ancak mevzuat, bazı alanları bu "inşaat alanı" hesabından muaf tutar. Örneğin;
  • Yangın merdivenleri ve asansörler,
  • Sığınak, kömürlük ve su depoları,
  • 45 m²’yi geçmeyen kapıcı daireleri,
  • Tesisat galerileri ve ticari amaçlı olmayan otoparklar bu hesaba katılmaz.
Kazanılmış Toplam İnşaat Alanı İmar planı değişikliklerinde önemli olan kazanılmış toplam inşaat alanı, mevcut imar durumuna göre yapılması uygun görülen binaların taban alanına katların (çıkmalar dahil) eklenmesiyle hesaplanır. Yeni bir yapı inşa edilirken ise sığınak ve otopark hariç tutularak Brüt İnşaat Alanı tanımı baz alınır. Bu kavramları doğru analiz etmek, hem mimari tasarımda hem de gayrimenkul değerlemesinde hata payını en aza indirir.
Read More

15 Ekim 2025

Türklerde Gayrimenkul Mülkiyetinin Evrimi

Ekim 15, 2025 0

 Bu yazımda Türklerde gayrimenkul mülkiyetinin evrimini değineceğim. Tarihsel ve Analitik bir inceleme olacak

Özet

Bu çalışma, Türk toplumunda gayrimenkul mülkiyetinin tarihsel süreç içerisindeki dönüşümünü incelemektedir. Göçebe bozkır kültüründen yerleşik tarım toplumuna geçiş, İslam hukukunun etkisi, Osmanlı’nın merkezi tapu sistemi ve Cumhuriyet dönemi mülkiyet reformları ekseninde, Türklerde “mülk” kavramının nasıl evrildiği tarihsel belgeler ve sosyoekonomik dinamikler çerçevesinde analiz edilmiştir.


1. Giriş

“Mülkiyet” kavramı, bir toplumun üretim biçimi, hukuk sistemi ve değer anlayışının aynasıdır. Türklerde gayrimenkul mülkiyeti, tarih boyunca toprakla kurulan ilişkiye göre biçimlenmiştir.
Orta Asya bozkırlarında hareketli yaşam biçimi, mülkiyeti “ortak kullanım hakkı” düzeyinde sınırlandırmış; yerleşik hayata geçişle birlikte mülk, bireysel ve hukuki bir statü kazanmıştır.


2. Göçebe Dönem: Kollektif Alan Anlayışı

Erken Türk toplulukları (Göktürk, Hun, Kırgız vb.), yarı göçebe bir ekonomik düzene sahipti.
Toprak, kabileye ait bir üretim alanı değil, mevsimsel bir yaylak-kışlak döngüsünün parçasıydı.
Bu nedenle özel mülkiyet yerine, topluluk temelli kullanım hakkı esastı.

Bozkır toplumlarında “mülk” yerine “il” kavramı öne çıkar. “İl” hem devlet hem de toprak anlamında kullanılır; ancak bireysel mülkiyet değil, egemenlik alanını ifade ederdi.
Bu dönemde gayrimenkul devri veya satışına ilişkin yazılı belgeler bulunmamaktadır; mülkiyet ilişkisi sözlü gelenek ve örfi kurallarla belirlenirdi.


3. Uygur Dönemi: İlk Yazılı Mülkiyet Belgeleri

Uygurlar, Türk tarihinde ilk yerleşik şehir uygarlığı kuran topluluk olarak öne çıkar.
Tarım, ticaret ve zanaatın gelişmesi, taşınmaz mülkiyetini ortaya çıkarmıştır.
Turfan bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda, Uygurca yazılmış satış ve kira belgeleri bulunmuştur.
Bu belgeler, ev, arsa ve bahçe gibi taşınmazların devrine dair ilk yazılı kanıtlardır.

Dolayısıyla Uygur dönemi, Türklerde mülkiyetin topluluk temelli olmaktan çıkıp bireysel hak ve sorumluluk temeline oturduğu ilk evredir.


4. Selçuklu Dönemi: İslam Hukuku ve Vakıf Sisteminin Etkisi

Selçuklularla birlikte Türk toplumu İslam hukuk sistemiyle tanıştı.
İslam fıkhı, mülkiyetin Allah’a ait olduğunu, insanın ise bu mülk üzerinde emanetçi statüsünde bulunduğunu kabul eder.
Bu anlayış, mülkiyetin sosyal sorumluluk boyutunu güçlendirmiştir.

Selçuklu şehirlerinde vakıf sistemi, gayrimenkulün toplumsal amaçlarla kullanımını düzenleyen en önemli kurum haline geldi.
Vakıf senetleri (vakfiyeler), mülkün kim tarafından hangi amaçla bağışlandığını belirlerdi.
Bu belgeler, Türk-İslam dünyasında mülkiyetin hem hukuki hem de sosyal bir belgeye dönüşmesinin örnekleridir.


5. Osmanlı Dönemi: Devlet Mülkiyeti ve Özel Mülkiyetin Dengesi

Osmanlı İmparatorluğu’nda toprak sistemi, miri arazi düzenine dayanıyordu.
Tarım arazilerinin mülkiyeti devlete ait olup, kullanım hakkı halka verilmişti.
Bu sistem, üretim sürekliliğini sağlarken toprak spekülasyonunu da önlemeyi amaçlıyordu.

Buna karşın şehirlerdeki arsa, ev, han ve dükkânlar özel mülkiyet kapsamındaydı.
Bu taşınmazların alım-satımı serbestti ve kadı huzurunda kayıt altına alınırdı.
15. yüzyıldan itibaren tapu tahrir defterleri, mülkiyetin resmi belgeleri haline geldi.

  1. ve 19. yüzyıllarda emlak piyasası büyüdükçe, “emlak tellallığı” adlı bir aracı meslek doğdu.
    Tellallar, alıcı ve satıcıyı buluşturur, işlemleri resmileştirir ve komisyon alırlardı.
    Bu, modern emlakçılığın tarihsel öncüsüdür.

Tanzimat reformları (1839 sonrası) ve 1847 Tapu Nezareti’nin kuruluşu, mülkiyetin devlet güvencesine alınmasını sağladı.
Bu gelişme, Osmanlı toprak sistemini modern tapu anlayışına yaklaştırdı.


6. Cumhuriyet Dönemi: Tapu Kadastro ve Özel Mülkiyetin Hukuki Güvencesi

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, Osmanlı’dan devralınan karma toprak yapısı sadeleştirildi.
1924’te Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü kurularak tüm mülklerin ulusal kayıt sistemi oluşturuldu.
Medeni Kanun (1926) ile birlikte mülkiyet, kişisel temel hak olarak tanımlandı.

  1. yüzyılın ortalarından itibaren hızlı kentleşme ve göç, gayrimenkul sektörünü ekonomik bir güç haline getirdi.
    Bu dönemde gayrimenkul alım-satımında aracılık yapan kişiler “emlak komisyoncusu” veya “emlakçı” olarak anılmaya başlandı.
    2018 tarihli Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği, bu mesleği resmen tanımlayarak sertifikalı hale getirdi.


7. Sonuç

Türklerde gayrimenkul mülkiyeti, tarih boyunca toplum yapısına, üretim biçimine ve hukuk sistemine bağlı olarak evrim geçirmiştir.
Göçebe geleneklerin ortak alan anlayışından Uygurların bireysel mülkiyet belgelerine, Selçukluların vakıf sisteminden Osmanlı’nın tapu düzenine ve Cumhuriyet’in modern kadastro sistemine uzanan bu süreç, Türk toplumunun devlet ve mülkiyet arasındaki dengeyi sürekli olarak yeniden tanımladığını göstermektedir.

Bugün Türkiye’deki tapu güvenliği, mülkiyet hakkı ve emlak danışmanlığı geleneği, bu binlerce yıllık tarihsel sürecin doğal bir sonucudur.

Read More

12 Mayıs 2024

Özel Amaçlı Emlaklarda Sürdürülebilirlik ve Çevre Dostu Uygulamalar

Mayıs 12, 2024 0

Özel amaçlı emlaklar, belirli bir işlev veya hizmet için tasarlanmış olan ve genellikle standart emlak piyasasında alıcı bulması zor olan emlak türleridir. Örneğin, hastaneler, okullar, alışveriş merkezleri, oteller, spor salonları ve sinemalar özel amaçlı emlaklara örnek olarak verilebilir. Bu tür emlaklar, yüksek inşaat maliyetleri, karmaşık tasarımları ve özelleştirilmiş donanımları nedeniyle diğer emlak türlerine göre daha fazla enerji ve kaynak tüketmektedir. Bu nedenle, özel amaçlı emlakların sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamalar açısından geliştirilmesi hem ekonomik hem de ekolojik açıdan önem taşımaktadır.



Sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamalar, özel amaçlı emlakların tasarımı, inşaatı, işletmesi ve bakımı aşamalarında uygulanabilir. Bu uygulamaların bazıları şunlardır:


- Enerji verimliliği: Özel amaçlı emlakların enerji ihtiyacını azaltmak için pasif tasarım stratejileri, yalıtım, doğal aydınlatma ve havalandırma, yenilenebilir enerji kaynakları, enerji yönetim sistemleri ve enerji tasarruflu cihazlar kullanılabilir.

- Su verimliliği: Özel amaçlı emlakların su ihtiyacını azaltmak için yağmur suyu toplama, gri su geri kazanımı, su tasarruflu armatürler ve cihazlar, su yönetim sistemleri ve yerel bitki türlerinden oluşan peyzaj düzenlemeleri kullanılabilir.

- Atık yönetimi: Özel amaçlı emlakların atık üretimini azaltmak için atık önleme, azaltma, yeniden kullanma ve geri dönüşüm uygulamaları, kompost yapma, organik atıkların biyogaza dönüştürülmesi ve atık yönetim sistemleri kullanılabilir.

- İklim değişikliği uyumu: Özel amaçlı emlakların iklim değişikliğinin olası etkilerine karşı dayanıklılığını artırmak için iklim değişikliği senaryolarına göre tasarım yapma, doğal afetlere karşı koruma önlemleri alma, yeşil çatılar ve duvarlar gibi doğal soğutma sistemleri kurma ve karbon ayak izini azaltma uygulamaları kullanılabilir.


Özel amaçlı emlaklarda sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamaların faydaları şunlardır:


- Maliyet tasarrufu: Sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamalar sayesinde özel amaçlı emlakların işletme ve bakım maliyetleri azalır. Ayrıca, bu uygulamalar sayesinde özel amaçlı emlakların değeri artar ve kiralanabilirlik oranı yükselir.

- Çevresel koruma: Sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamalar sayesinde özel amaçlı emlakların doğal kaynak tüketimi azalır. Ayrıca, bu uygulamalar sayesinde özel amaçlı emlakların çevreye verdiği

Read More

18 Aralık 2023

izmir gayrimenkul piyasasinin son durumu ve tavsiyeler

Aralık 18, 2023 0

 İzmir, Türkiye'nin en büyük üçüncü şehri ve Ege Bölgesi'nin en önemli merkezi olarak gayrimenkul piyasasında da önemli bir yere sahiptir. İzmir'in nüfusu, ekonomisi, kültürü ve turizmi gibi faktörler gayrimenkul talebini ve fiyatlarını etkilemektedir. Bu yazıda, İzmir gayrimenkul piyasasının son durumu, avantajları ve dezavantajları hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

İzmir gayrimenkul piyasası, son yıllarda hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisini çekmektedir. İzmir'in iklimi, doğası, tarihi ve sosyal yaşamı gibi özellikleri şehri cazip kılmaktadır. Ayrıca, İzmir'in ulaşım, eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlarda da gelişmiş olması gayrimenkul yatırımı için avantaj sağlamaktadır. İzmir'de konut, iş yeri, arsa ve turistik tesis gibi farklı gayrimenkul türleri bulunmaktadır.

İzmir gayrimenkul piyasasının dezavantajları ise şunlardır: İzmir'de gayrimenkul fiyatları son yıllarda artmıştır. Bu da alım gücünü düşürmekte ve yatırım maliyetini yükseltmektedir. Ayrıca, İzmir'de deprem riski de bulunmaktadır. Bu nedenle, gayrimenkul alırken depreme dayanıklılık, zemin etüdü ve ruhsat gibi konulara dikkat etmek gerekmektedir.





İzmir gayrimenkul piyasası ile ilgilenenler için şu tavsiyelerde bulunabiliriz: İzmir'de gayrimenkul almak veya satmak isteyenler öncelikle iyi bir araştırma yapmalıdır. Gayrimenkulün konumu, özellikleri, fiyatı ve gelecekteki değer artış potansiyeli gibi kriterlere göre karar verilmelidir. Ayrıca, güvenilir bir emlak danışmanı veya firması ile çalışmak da önemlidir. Böylece, gayrimenkul alım satım sürecinde yaşanabilecek sorunlar önlenebilir veya çözülebilir.

İzmir gayrimenkul piyasası ile ilgili daha fazla bilgi için bizi takip etmeye devam edin.

Read More

01 Kasım 2023

Gayrimenkulde Teknolojinin Rolu Dijitallesme Akıllı Bina Sürdürülebilirlik

Kasım 01, 2023 0

Gayrimenkul sektörü, teknolojinin gelişmesiyle birlikte büyük bir dönüşüm yaşamaktadır. Teknoloji, gayrimenkul alım-satım süreçlerini kolaylaştırmakta, verimliliği artırmakta ve müşteri memnuniyetini yükseltmektedir. Bu yazıda, gayrimenkulde teknolojinin rolünü üç başlık altında inceleyeceğiz: dijitalleşme, akıllı binalar ve sürdürülebilirlik.


Dijitalleşme: Gayrimenkul sektöründe dijitalleşme, hem arz hem de talep tarafında önemli faydalar sağlamaktadır. Arz tarafında, gayrimenkul geliştiricileri ve danışmanları, dijital platformlar sayesinde daha geniş bir kitleye ulaşabilmekte, portföylerini daha etkili bir şekilde tanıtabilmekte ve müşterileriyle daha hızlı ve kolay iletişim kurabilmektedir. Talep tarafında ise, gayrimenkul alıcıları ve kiracıları, dijital platformlar sayesinde daha fazla seçenek arasından karar verebilmekte, gayrimenkullerin özelliklerini ve konumlarını daha detaylı bir şekilde inceleyebilmekte ve süreçleri daha şeffaf ve güvenli bir şekilde takip edebilmektedir. Dijitalleşme, aynı zamanda gayrimenkul sektöründe veri analizi ve yapay zeka gibi teknolojilerin kullanımını da artırmakta ve böylece sektörün daha akılcı ve veriye dayalı kararlar almasını sağlamaktadır.

Akıllı binalar: Gayrimenkulde teknolojinin bir diğer önemli rolü de akıllı binaların oluşumunda görülmektedir. Akıllı binalar, internete bağlı sensörler, cihazlar ve sistemler sayesinde enerji tasarrufu, güvenlik, konfor ve verimlilik gibi alanlarda üstün performans göstermektedir. Akıllı binalar, hem bina sahiplerine hem de bina kullanıcılarına pek çok avantaj sunmaktadır. Bina sahipleri, akıllı binalar sayesinde işletme maliyetlerini düşürebilmekte, bina değerlerini artırabilmekte ve çevresel sorumluluklarını yerine getirebilmektedir. Bina kullanıcıları ise, akıllı binalar sayesinde yaşam kalitelerini yükseltebilmekte, kişiselleştirilmiş hizmetlerden faydalanabilmekte ve sağlıklı bir ortamda bulunabilmektedir.

Sürdürülebilirlik: Gayrimenkulde teknolojinin bir diğer önemli rolü de sürdürülebilirlik konusunda görülmektedir. Gayrimenkul sektörü, küresel ısınma, iklim değişikliği ve doğal kaynakların tükenmesi gibi çevresel sorunlara karşı duyarlı olmak zorundadır. Teknoloji, gayrimenkul sektörünün bu sorunlara karşı çözüm üretmesine yardımcı olmaktadır. Teknoloji sayesinde, gayrimenkuller daha az enerji tüketmekte, daha az atık üretmekte ve daha az karbon salınımına neden olmaktadır. Teknoloji aynı zamanda, gayrimenkullerin yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmasını, geri dönüştürülebilir malzemelerden yapılmasını ve yeşil sertifikalara sahip olmasını sağlamaktadır. Böylece, gayrimenkuller hem çevreye hem de insanlara dost olmaktadır.

Sonuç olarak, gayrimenkulde teknolojinin rolü, sektörün gelişimine ve dönüşümüne büyük katkı sağlamaktadır. Teknoloji, gayrimenkul sektörünü daha dijital, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Bu sayede, gayrimenkul sektörü hem kendisi hem de müşterileri için daha fazla değer yaratmaktadır.

Read More

14 Haziran 2023

Gayrimenkul degerleme nasil yapilir? Hangi Yöntemler Kullanılır?

Haziran 14, 2023 0

Gayrimenkul değerleme, bir gayrimenkulün piyasa değerinin belirlenmesi için yapılan bir işlemdir. Gayrimenkul değerleme işlemi, resmi bir şekilde yapılması isteniyorsa, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından lisanslı gayrimenkul değerleme şirketleri ve uzmanları tarafından yapılır. Satışa çıkmadan önce gayrimenkulün değeri öğrenmek ve bölge piyasa fiyatları analizleri için profesyonel gayrimenkul danışmanlarından da destek alabilirsiniz. Bölgesine hakim profesyonel bir emlak danışmanı bölgenin ortalama metrekare fiyatlarını ve ortalama daire fiyatlarını bilgisine sahiptir. Gayrimenkul değerleme işlemi, gayrimenkulün satışı, kiralama, kredi, ipotek, sigorta, kamulaştırma gibi durumlarda gereklidir. Gayrimenkul değerlemenin birden fazla yöntemi vardır. Emlak ve emlak yönetimi mezunu  gayrimenkul danışmanı bu yöntemlerden en uygununu uygulayarak mülkün fiyatını bulabilir. 

Gayrimenkul değerleme işlemi nasıl yapılır? 

Gayrimenkul değerleme işlemi için birden fazla yöntem kullanılabilir. Bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağı, gayrimenkulün konumu, kullanım amacı, yaşı ve niteliği gibi etkenlere bağlıdır. En yaygın kullanılan gayrimenkul değerleme yöntemleri şunlardır:

- Emsal Karşılaştırma Yöntemi: Bu yöntemde, değerlenecek gayrimenkule benzer özelliklere sahip olan ve yakın zamanda satılmış veya satışa sunulmuş olan gayrimenkullerin fiyatları karşılaştırılarak bir değer belirlenir. Bu yöntemde lokasyon, fiziksel özellikler ve imar durumu gibi kriterler dikkate alınır.

- Maliyet Yaklaşımı: Bu yöntemde, değerlenecek gayrimenkulün günümüz piyasa koşullarında yeniden inşa edilmesi durumunda ortaya çıkacak maliyet hesaplanır. Bu yöntemde arsa değeri, inşaat maliyeti ve amortisman gibi unsurlar dikkate alınır.

- Gelir İndirgeme Yöntemi: Bu yöntemde, değerlenecek gayrimenkulün gelecekte sağlayacağı gelir akışı tahmin edilir ve bugünkü değere indirgenir. Bu yöntemde kira geliri, işletme giderleri, boşluk oranı ve sermayeleştirme oranı gibi unsurlar dikkate alınır.

Gayrimenkul değerleme işlemi sonucunda hazırlanan raporlar, SPK'nın belirlediği standartlara uygun olarak düzenlenir ve imzalanır. Gayrimenkul değerleme raporları bağımsız ve objektif olmalıdır. Gayrimenkul değerleme uzmanları ve şirketleri, evin değerini yükseltmek, düşürmek veya alım satımına aracılık etmek gibi faaliyetlerde bulunamazlar.

Sizde mülkünüzün fiyatını öğrenmek, size özel ücretsiz gayrimenkul ekspertizi için benimle iletişime geçin. Gayrimenkulunüzü en kısa zamanda değerleyip, mutlu sona ulaşın. Gayrimenkulde doğru ve hızlı çözümler.

Read More

05 Haziran 2023

Gayrimenkul yatirimi yapmak isteyenler için harika bir fırsat!

Haziran 05, 2023 0

 Gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için harika bir fırsat! Türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri olan Antalya'da, denize sıfır, lüks ve konforlu daireler satılık. Bu daireler, hem tatil hem de kiraya vermek için ideal. Hem yüksek kira geliri elde edebilir, hem de istediğiniz zaman kendiniz kullanabilirsiniz. Antalya'nın eşsiz doğası, tarihi ve kültürel zenginliği, sıcak iklimi ve eğlence seçenekleriyle hayalinizdeki yaşamı sunuyor. Bu fırsatı kaçırmayın, hemen bizimle iletişime geçin!



Read More

05 Nisan 2020

Coronavirüsün Gayrimenkul Sektörüne Etkileri

Nisan 05, 2020 0

Dünyayı etkisi altına alan coronavirüs yaşamın her alanında etkisini gösteriyor. Uçuşlar durdu, sınır kapıları kapandı, eğitime ara verildi, firmalar evde çalışma modeline geçmeye başladı. İnsanları endişelendiren küresel salgın hayatımızda öyle etkili oldu ki gayrimenkul ilanlarını dahi etkiledi

Coronavirüs Gayrimenkul İlanlarına Sıçradı


Bazı ilanlarda "Corona virüs geçirmez ev', "Corona virüsün çıkamayacağı yükseklik” gibi abartılı ve gerçek dışı tanımlar yapılıyor. Bu tür ilanlara itibar edilmemesi gerekir. Bu şekilde yazılmış ilan başlıklarını ciddiye almamanızı tavsiye ederim.

İlan Başlıklarından Bazıları:


-Corona virüse yakalanmamak için bol oksijenli dağ evi

-Corona viruse karşı emniyette olacağınız müstakil ev

-Coronadan dezenfekte edilmiş stüdyo daire

-Corona virüsten izole, huzurlu ve steril

-Corona virüs geçirmeyen daire

-Corona virüsten kaçmak için en iyi fırsat

-Üreticiden arsanıza coronadan uzak prefabrik ev

-Corona virüsün çıkamayacağı yükseklikte teraslı ev

-Corona virüs geldi fiyat düştü

-Corona bu eve giremez 

-Anti korona, full dezenfekte

Öte yandan gayrimenkul danışmanı olarak virüsün salgına dönüşmesinden bu yana şehir dışındaki az katlı ve müstakil evlerle arazilere talebin arttığını söyleyebilirim. Kalabalık siteler yerine müstakil evlerin, şehrin merkezi yerine de şehir dışı lokasyonların öne çıkıyor. Sadece müstakil evlere değil aynı zamanda şehir dışındaki arazilere de ilgi artmaktadır.

Read More

31 Mart 2020

Covid-19'un Ev Fiyatları Etkisi Nasıl Oldu?

Mart 31, 2020 0

Corona Virüs salgını tüm dünya ekonomisini derinden etkiledi.  Öyle ki bu süreçte yaşanan maddi kayıpların milyar dolarlar seviyesinde olduğu ifade ediliyor. Bu noktada oluşan endişeler sonrası alınan ekonomi kararları ve bu kararların konut fiyatlarına etkisini analiz ettik.

FED VE TCMB'DEN FAİZ İNDİRİMİ KARARLARI


Dünya borsaları rekor kayıplar yaşarken Merkez Bankaları etkileri azaltmak adına önemli hamlelerde bulunuyorlar. Bu kapsamda Amerika Merkez Bankası FED almış olduğu kararla faiz oranlarını yüzde 0 ile yüzde 0.25 bandına indirdiğini duyurdu.  Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamada ise Mart 2020 PPK görülmelerinin öne çekildiği ve olağanüstü toplantıda yüzde 1 oranında faiz indirimi kararı aldı. Bu faiz indirimi kararı sonrası Türkiye'de geçtiğimiz aynı dönemlerde yüzde 24.00 seviyesinde olan faiz oranları Mart 2020'de tek haneli seviyeye 9.75 oranına kadar geriledi.

 EV FİYATLARI DÜŞECEK Mİ?


Corona Virüs salgınıyla etkilenen piyasalarda emlak sektörünün nasıl çıkacağı merak ediliyor.  Bu noktada vatandaşların virüsün geleceğine ilişkin süreç tamamlanana kadar beklemesi kuvvetli muhtemel. Önümüzdeki aylarda virüsün etkileri azaldığında konut sektörü yeniden canlanır ancak burada virüsün etki süreci öne çıkıyor.  Eğer virüsün etkileri kısa vadede atlatılırsa vatandaşlar uygun kredi oranları ile ev sahibi olmaya devam edecektir. Ancak korkulan olur ve virüs etki sürecini uzatırsa konut fiyatlarında hissedilir bir değer kaybı yaşanabilir.




Korona virüsü özellikle İstanbul’da yabancı konut satışını büyük ölçüde etkileyeceği görülüyor. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda özellikle Arap ülkelerine yapılan konut satışlarında hem vatandaşlık almak için müracaat eden kişilerin gümrük kapılarının ve hava yollarını kapalı olması satışlara bir şekilde etkileyeceği görülüyor.
Lüks yapılan projeler yabancılara daha kolay satmak için emlak ajanslarıyla irtibat kuran proje yetkilileri ajansların Vekalet’li satışları yapması düşünülürken daireleri görmeden almak istememeli satışların düşmesine sebep oldu.


Read More

14 Şubat 2020

İpotekli Gayrimenkul Nasıl Satılır?

Şubat 14, 2020 0
Bankalardan konut kredisi, işyeri kredisi veya ticari kredi kullanılması durumunda, bankalar gayrimenkule ipotek tesis eder. Kullanılan kredinin miktarına göre belirlenen ipotek bedeli ile banka vermiş olduğu borcun geri alınmasını garanti altına almış olur.

Bunun dışında banka haricindeki borç alımlarında ve ticari faaliyetlerde de her hangi bir gayrimenkul teminat olarak gösterilip ipotek tesis edilebilir. Hangi tür ipotek olursa olsun bir gayrimenkulün ipotekli olarak satışı mümkündür. Bunun için alıcının gayrimenkulü ipotekli olarak alma iradesini göstermesi yeterlidir. 

İpotekli bir gayrimenkulün satılabilmesi için şu yöntemler kullanılabilir; 


1. Yöntem: Nakit satış yapılacaksa alıcı ve satıcı ilgili bankaya giderek, kredinin kapatılması durumunda toplam borcun miktarı öğrenilir ve karşılığında bankadan yazı alınır. Tapuda borç haricindeki bedel satıcıya ödenir ve satıştan sonra bankaya tekrar gidilerek borç kapatılır. Bu işlemde güven esastır. Bu nedenle en güvenli yol; Alıcı, borcun olduğu bankada hesap açarak evin bedelini o hesaba yatırır. Tapu devri şartlı olarak bankaya talimat verilir. Satış işleminden sonra verilen talimat doğrultusunda bankaya olan borç kapatılır ve geri kalan bedel mülk sahibine ödenir.


2. Yöntem:
Eğer alıcı kredi kullanıyorsa, bankalar arasında bilgi paylaşımı yapılır. Kredi kullandıran banka 2. Derece ipotek koyarak satışın gerçekleşmesini sağlar. Tapudan sonra kredi kullandıran banka, borcun olduğu bankaya ödemeyi yapar.
Read More

01 Ocak 2020

Gayrimenkul Alım Satımlarında Ticari Kazanç

Ocak 01, 2020 0
Gayrimenkul alım satım işinin devamlı yapılması durumunda elde edilen gelir değer artış kazancı olarak değil ticari kazanç olarak vergilendirilir.

Ticari bir organizasyon içerisinde yapılan satışlar, tek bir satış gerçekleştirilmiş dahi olsa, ticari kazanç olarak değerlendirilir. Ticari bir organizasyon olmaksızın birden fazla satış yapılmış ise (bir yılda birden fazla veya her yıl bir satış yapılması) satışın hangi amaçla yapıldığının tespit edilmesi gerekir. Bu durumda, kazanç sağlama amacıyla yapılan alım atım işlemlerinin ticari kazanç kapsamında; şahsi ihtiyaç ya da servetin korunması amacıyla gerçekleştirilen alım-satım işlemlerinin ise değer artış kazancı kapsamında değerlendirilir.

Aynı zamanda, bu kazançların bir ticari işletme tarafından elde edilmesi durumunda da elde edilen kazanç ticari kazanç olarak vergilendirilir. Satın alınan ve trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar da ticari kazanç olarak vergilendirilir. 
Read More

30 Mayıs 2019

Emlak Vergisi Ne Zaman, Nereye, Nasıl Ödenir?

Mayıs 30, 2019 0

Emlak vergisi; arazi, arsa ve binalar gibi taşınmaz servetten alınan bir vergidir. Sürekliliği olan emlak vergisi bina ve arsa arazi olmak üzere iki türe ayrılır. Belediyelere ödenen bu vergi tek seferde ödeneceği gibi iki taksitte de ödenebilir. 1319 sayılı Kanuna göre yılda iki kez alınır. Ödeme dönemleri; ilk taksit 3 ay sürmektedir. 1 Mart’tan başlayıp 31 Mayıs’a kadar sürer. İkinci taksit ödemesi Kasım ayındadır. Emlak vergisinin ödeme yeri ise taşınmazın bulunduğu ilçe belediyesidir. Ayrıca belediyelerin internet siteleri veya e-devlet üzerinden elektronik olarak da ödenebilmektedir. Taşınmaz için ilk defa vergi ödeniyorsa belediyelerde beyanname doldurulması gerekebilir. beyanname için başvurulurken tapu, nüfus cüzdanı ve eğer söz konusu bina ise kullanma izninin fotokopilerinin hazır bulundurulması gerekir. Beyanname için meskenin bulunduğu adres ile mükellefin ikamet adresi ve vergi numarası bildirilmelidir.

Emlak vergisinin hesaplanmasında 2 temel değişken bulunmaktadır. Bunlardan birincisi Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken belirlenen bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, İkincisi ise belediyelerde kurulacak taktir komisyonlarınca belirlenecek asgari ölçüde arsa metre kare birim değeri ve binanın yüz ölçümüdür. Taşınmazın metrekaresi arttıkça vergisi değeri de artacaktır.

2019 yılı emlak vergi değeri, yeniden değerleme oranının yarısı olan yüzde11,865 oranında artırılarak uygulanıyor. Vergi oranları ise arazilerde ve meskenlerde binde bir, diğer binalarda binde iki ve arsalarda ise binde üçtür. Bu oranlar, büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yüzde 100 artırımlı uygulanır. Büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüşen ve tüzel kişiliği kaldırılan köylerde ise emlak vergisi tahsili 2022 yılı sonuna kadar ertelendi

Kimler emlak vergisi ödemez?

  • Gaziler
  • Engelliler
  • Şehitlerin dul ve yetimleri
  • Hiçbir geliri olmayan ev hanımları ve 18 yaşından büyük işsizler
  • Sadece Türkiye’de kurulu bir sosyal güvenlik kurumundan aylık alan emekliler ile bunların dul ve yetimleri emlak vergisi ödemeyeceklerdir.

Yukarıda sayılanlar arasındaysanız, tek bir konuta sahip iseniz ve bu konut da Türkiye sınırları içinde 200 m2‘yi aşmıyorsa o zaman emlak vergisi ödemeyeceksiniz.


Read More

28 Şubat 2019

Emlak Pazarını Etkileyen Ekonomik Ortam

Şubat 28, 2019 0
     Emlak pazarlarında bilgi kraldır ve yatırımcının kendi başına göremeyeceği kâr fırsatlarını emlak danışmanları sayesinde görmesini sağlar.Dolayısıyla özel bilgiye nitelikli uzmanlığa sahip olan danışmanlarla çalışan kişiler daha çok kâr elde etmesi anlamına gelmektedir. Emlak pazarı, pazarın yerelliği, arz talep uyumsuzluğu, devlet müdahaleleri, insanların emlaktan beklentileri olarak ifade edilebilir.


Emlak Pazarı ve Özellikleri


Gayrimenkulün benzersiz özelliklerinden biri konumunun sabit olmasıdır.Sabit ve hareketsiz olması sebebiyle, arzı talebin yüksek olduğu yerlere kaydırmak mümkün değildir.Arz sadece belli bir bölge de yer değiştirme ile yaratılabilir. Emlağın sabit özelliğinden dolayı ulusal yada uluslararası pazardan da alıcıları olabilir.Yabancıların Türkiye'deki gerek konut gerekse iş yerlerine yatırım yaparak emlak satın almaları buna örnek verilebilir.

Arz Talep Uyumsuzluğu


Konutta uzun inşa süresi arzın talepten geri kaldığı anlamına gelir. Birden talebin artması halinde bu talebe anında yanıt vermek mümkün olmaz.Bugünden yarına konut üretilemeyeceği için arz ve talebin uyumlu olmaması sonucunu doğurmaktadır.Talebin aşırı olduğu ve arzın bunu karşılayamadığı durumlarda fiyatlar yükselir, tam tersi durumda ise fiyatlar düşer.

Devlet Müdahelesi


Vergilendirme, teşvikler, emlak kullanım hakkının transferini yöneten yasal düzenlemeler ve finansal pazara dair devlet düzenlemeleriyle emlak pazarına müdahale edebilmektedir.
Kişiler ya da kurumlar emlak alımında gerekli finansal kaynağı sağlayabilmek için kredi ve kredi veren çeşitli finans kuruluşlarından kredi talebinde bulabilirler. Hükümetlerin finansal kurumlar ve finans piyasalarıyla aldığı kararlar ve yaptığı düzenlemeler emlak pazarında belirgin bir etki yaratmaktadır.

Emlak Pazarındaki Algılar ve Beklentiler


Emlak bir barınma amacının yanında bir yatırım aracı olarak görülen yarın için bir teminat olarak bakılan mal özelliğine sahiptir.Bu sebeple pek çok insan emlak satın alırken bir değer artışı ve kazanç beklentisi içindedir. Ayrıca emlak sahibi olmak kişiler arasında  bir sosyal statü gösterge aracı olarak kullanılmaktadır.Lüks konutta oturarak yüksek gelire sahip olduğunu sosyal statüsünün yüksek olduğunu karşısındakilere belirtir. 

Read More

16 Ocak 2019

Gayrimenkuller Kaça Ayrılır? Emlağın Özellikleri Nelerdir?

Ocak 16, 2019 0

 Gayrimenkul kelime anlamı olarak , yabancı anlamına gelen gayr sözcüğü ile taşınmış anlamına gelen menkul kelimesinin birleşmesi ile ortaya çıkmıştır. Diğer bir ifadeyle bir yerden başka bir yere taşınması olanaksız malları ifade etmektedir. Gayrimenkullerin Fiziksel ve Ekonomik Özellikleri vardır. Bu yazıda size fiziksel özelliklerini aktaracağım

 Gayrimenkulün Fiziksel Özellikleri

  1. Sabitlik: Emlak ürünlerinin en önemli özelliği, sabit taşınmaz olmalarıdır. Bu özellikten dolayı taşınmaz tüketiciye değil, tüketici taşınmaz mala (emlağa) ulaşır. Emlak taşınamadığı için çevreye bağımlıdır. Diğer pek çok mal için ulusal bir pazar söz konusu iken emlak pazarları yereldir. Ancak bazı mülkler kullanım ve mülkiyet durumuna göre yerel, ulusal, uluslararası pazar kategorisine girebilir. Örneğin aile oturmak için bir konut alıyorsa  bu talep yerel olurken iş insanın ulusal veya uluslararası finans şehirlerde ofis binalarına /plazalara yatırım yapması ulusal ya da uluslararası talebe örnek verilebilir.
  2. Benzersizlik (Heterojenlik): Emlağın yerinin sabit ve hareketsiz olması emlağın her parseline eşsiz ve benzersiz kılmaktadır. Her emlak standart mal olmadığı için
a) belirli bir pazar alanında ki yerine, konumuna         
b) arazinin büyüklüğüne ve üzerindeki yapılara           
c) mülkün okul, cadde, alışveriş merkezlerine ulaşım imkanlarına yakınlığına                     
d) Fiyatına ve kiralama özelliğine                                                     
e) güvenlik, havuz, asansör, spor alanları, vb. yaşam alanları sunmasına   göre farklılık gösterir      


A ve B konutları tamamen benzersiz olmalarına rağmen A çok gürültülü ve kalabalık cadde yer alması buna karşın B konutunun daha sakin yan cadde de yer alması iki konutun değerini farklılaştıracaktır. B konutu, A konutuna göre daha yüksek değere sahip olacaktır.

Emlağın heterojen olma özelliği kaynakların verimli bir şekilde dağıtımını sağlayan tam rekabet piyasası koşullarının bu pazarda bulunmadığını göstermektedir. Emlak pazarında mülkün heterojenliği nedeniyle alıcı ve satıcıların emlak alımı veya satımı ile ilgili bilgiyi sağlamaları kolay değildir. Bu nedenle; emlak danışmanı gibi uzmanlara ihtiyaç bulunmaktadır.

 3. Dayanıklılık : Taşınmaz mallar dayanıklı ve uzun ömürlüdür. Emlak zamanla eskiyebilir, arazi aşınabilir fakat toprak yüzeyinde sınırları belirlenmiş yerin mülkiyet hakkı sonsuza kadar sürer. 
Read More

01 Ocak 2019

Emlak Finansmanı ve Emlak Değerlendirmesi Nedir?

Ocak 01, 2019 0

Emlak Finansmanı:  Emlak ürünlerinin uzun dönemli satılabilirliğine ilişkin ödeme koşulları geliştirir. Gayrimenkul almak isteyen kişilere yönelik maddi imkan yaratmaktadır. Emlak finansmanı bir taşınmazı almak isteyenlere banklarla olan ilişkilerini ve borç verme süreçlerini yönetilmesi anlamına gelir.
      Emlak finansmanının temel çalışma alanı  kısa, orta ve uzun vadeli kredilerin sağlanması söz konusu faaliyetlerin yapılması ve bu konuların analizidir.

Emlak değerlendirme: Gayrimenkulün esas değerinin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalardır. Emlak ve emlak ürünlerinin piyasa koşullarında doğru fiyatın belirlenmesi, emlak kazancının tahminine yönelik analizlerin yapılması ve bu süreçte yaşanabilecek risklerin tahmin edilmesi emlak değerlemenin temel çalışma alanıdır.


Emlak değerleme, fayda maliyet açısından emlak yatırımlarını doğru bir şekilde hesaplamaktadır.  bu alanda çalışan bireylere emlak eksperi tanımı yapılmaktadır.

Emlak finansmanı, finansman araçlarını kullanarak bir taşınmaz satışına maddi imkan yaratılmasına ifade ederken, Emlak değerleme ise taşınmazın piyasa değerini belirler ve kazanca yönelik tahmin sürecini yönetir. Piyasa fiyatı ne kadar doğru olursa taşınmazda o kadar kısa süre içerisinde elden çıkacaktır.Bu sebeple taşınmazın değerleme süreci uzman kişilerle profesyonel şekilde yönetilmelidir.

      Gayrimenkul danışmanı etkin ve verimli olabilmek için finansman ve değerleme konularında müşterilerine danışmanlık hizmeti sunabilmeli ve bu şekilde verdiği hizmette ayrıcalık yaratabilmelidir.
Read More

Gayrimenkul Sektörünü Etkileyen Unsurlar

Ocak 01, 2019 0


Piyasa Değeri: Uluslararası değerleme standartları komitesi tarafından potansiyel alıcı ve satıcılar arasında gerçekleşen ve pazarlığa tabi olan, herhangi bir zorlama olmadan satın alma davranışında ki tahmini miktar olarak tanımlanmıştır.

Kullanım Değeri:  Kiralama, satın alma vb. emlak ürünlerinin değerinin belirlenmesi sürecidir.

Yatırım Değeri: Emlak ürünün yatırımcılar, alıcılar ve satıcılar açısından oluşturduğu değere odaklanmaktadır.
Kullanım değeri  o günkü değerini ifade ederken yatırım değeri ise gelecek değerini gösterir.

İşletme Değeri: Turistik tesis, Sağlık tesisi, büyük restoran gibi işletmelerde hem arsa konum gibi özelliklerin yanı sıra işletmenin isim hakkı cirosu gibi işletmeye yönelik haklarıyla beraber ele alınan değeri ifade eder.

Vergi Değeri: Yasal olarak belirlenmiş değerdir. Vergisel borcu hesaplamak için emlak ürünün değeri hesaplanması gerekir.Vergi değeri piyasa değerinin belli bir yüzdesine eşit olabilir.
Read More

Türkiye'de Emlak Piyasasını Yönlendiren Etmenler

Ocak 01, 2019 0


  • Nüfüs Artışı
  • Göçler
  • Artan İnşaat ihtiyacı 
  • Mevcut konutların yenilenme ihtiyacı
  • Doğal Afetler
  • Modern perakende işletme binalarına ihtiyaç duyulması

Türkiye'de emlak sektöründe yer alan üreticiler:


  1. Kamu sektörü (TOKİ, KİPTAŞ, Emlakbank, GYO)
  2. Özel sektör 
  3. Konut kooperatifleridir
Read More

11 Kasım 2018

Türkiye'de Emlak Sektörünün Gelişimi

Kasım 11, 2018 0
Türkiye'de emlak sektörünün gelişimi 1923-1945, 1946-1952, 1953-1960, 1961-1980, 1981-1999, 2000- Günümüz şeklinde sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma Türkiye'nin ekonomik ve siyasi durumuna göre belirlenmiştir. 

1923-1945 Dönemi

Türkiye'de emlak sektörünün temelleri I. Dünya Savaşından önceye dayanmaktadır.Ardından yaşanan Kurtuluş Savaşı sonrasında yerleşim alanları yeniden yapılanmıştır.İskan ve İmar Vekaleti kurulmuş sonraki dönemlerde vekalet kaldırılıp İçişleri bakanlığına bağlanmıştır. Ankara'nın başkent olmasıyla bürokrat ve memurların artmasıyla konut ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 1925 yılında çıkarılan yasaya göre memurlara avans verilerek 198 konut yapma imkanı sağlanmıştır.

3 Haziran 1926 tarihinde Atatürk`ün talimatları doğrultusunda "Emlak ve Eytam Bankası" adı altında kuruldu. Bankanın ilk sermayesi 20 milyon TL olarak belirlendi. İlk şube ise 13 Temmuz 1926 tarihinde Ankara`da açıldı. Emlak ve Eytam Bankasının diğer bankalardan ayırt edici özelliği, gayrimenkul ipoteği karşılığında borç para veren bir kamu bankası olmasıdır. Emlak ve Eytam Bankası 1946 yılına kadar çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemin en önemli uygulaması, temeli 1944 yılında zamanın Başbakanı Şükrü Saraçoğlu tarafından atılan ve 1946 tarihinde tamamlanan 434 konutluk Saraçoğlu Mahallesidir.
Bu dönemde kentlere göç başlamadığından şehirlerde konut sorunu başlamamıştı. Ancak  İzmir, İstanbul, Ankara gibi şehirlerde konut sorunu görülmekteydi. 1945 yılında İstanbul'da kira artışları barınma sorununu artırmıştır. Bu döneme denk gelen II. Dünya Savaşınında Türkiye ekonomisine etkilemesi yatırımları aksatmış ve ekonomiyi zayıflatmıştır. Milli Koruma kanunu ve Varlık vergisi bu dönemin öne çıkan gelişmesidir.

1946-1952 Dönemi

1948 yılında yürürlüğe giren "Bina Yapımını Teşvik yasası" belediyelere arsa üretme yetkisi verilmişti. 1950'liler de kentlere yapılan göçler çarpık ve niteliksiz yapılara artırmıştır.

1953-1960 Dönemi

Bu dönemde sanayinin gelişmesi kentlere göçü arttırmış bu sebeple barınma amaçlı konut ihtiyacı artmıştır. Bu da gecekondu denilen yapılaşmayı arttırmıştır.1950 yılında Türkiye Sınai Kalkınma bankası kurulmuş. 20 özel bankada faaliyete geçmiştir.Bankaların artması özel sektör girişimciliğini de arttırmıştır. 1958 yılında İmar ve İskan Bakanlığı kurulmuştur.

1961-1980 Dönemi

Kamu kesiminde  metalürji, petrokimya ve inşaat malzemeleri gibi temel ara mallarında ithalati ikame eden sanayiler kuruldu. Ancak Türkiye teknolojik olarak karmaşık yatırım mallarının ve ara mallarının ithal ikamesinde ilerleyemedi.
Yenilenen vergi yasası ile servet bildirimi zorunlu hale getirildi. Emlak Bankasının konut kredilerini kısıtlaması konut talebini azaltmıştır.. 1969 yılında artan arsa fiyatlarını kontrol altına almak için Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 1973-1977 yılları arasında yaşanan ekonomik ve politik dalgalanmalar vatandaşların alım gücünü azaltmıştır. Çarpık yapılaşma giderek artmıştır.

1981-1999 Dönemi

1979-80 yıllarında OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyesi ülkelerin petrol fiyatlarına zam yapması Türkiye'yi ekonomik krize sokmuştur. Bu dönemde 24 Ocak kararlarının alınması, büyüme hızlarının negatif değerler çıkması, enflasyonun TEFE'de %107,2 olarak gerçekleşmesi yatırımları ertelemiş bu da üretimi daraltmıştır. İşsizlik korkusu ve paranın hızla değer kaybetmesiyle vatandaşların az olan alım gücünü daha da düşürmüştür.
1984 yılında ise gecekonduların yasallaşmıştır.1984 yılında çıkarılan af yasası ile ilk kez “Yeminli Bürolar” adıyla yeni bir yapılanma oluşturulmuştur.  Bu yeminli bürolar, gecekondulara “tapu tahsis belgesi” denilen ve tapuya esas olacak olan bir belge vermekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu yasaya göre imar hukukuna aykırı olarak yapılmış yapılarla gecekondular, ıslah edilerek korunacak ya da yasa hükümlerinden yararlanamayanlar olarak sınıflandırılacaktır. İlk kez bu yasa ile “tapu tahsis belgesi” tanımlanmıştır. Gecekondu sahiplerine kendi arazileri üzerine dört kata kadar bina yapma olanağı sağlamıştır.
1987 yılın itibariyle borsa, döviz, faiz getirilerinin yükselmesi, toplu konut kredilerinin kesintiye uğramasıyla emlak sektörü 5 yıllık durgunluk dönemine girmiştir.
1990-94 yıllarında siyasi istikrarsızlıklar arasında uygulanmaya çalışılan ekonomik politikalar; gelir dağılımını iyileştirmeye, işsizliğe düşürmeye ve bölgesel gelişmişlik farklarını dengelemeye amaçlamıştır. 1996 - 2000 arasında  Asya ve Rusya'da yaşanan ekonomik krizler Türkiye'yi de olumsuz etkilemiştir.

1999 yılında yaşanan deprem, emlak sektörünün dönüm noktası olmuştur.

2000- Günümüz

Depremle beraber  hükumetlerin gerekli yasaları ve mevzuatları yenilemeleri sonrasında, emlak sektöründe binalara yönelik iyileştirmeler yapılmaya başlamıştır.2001 yılında "Yapı Denetim Yasası" çıkarılmıştır. 2005 yılında emlak talebinde artış yaşanmıştır.İnşaat sektöründe üretimler artmış sadece konut değil büyük ölçekli yatırımları da getirmiştir.Emlak sektöründeki gelişmeleri yabancı yatırımcılarda kayıtsız kalmamıştır. Bu durumda inşaat firmalarını markalaşıp daha rekabetçi hale getirmiştir.2012 yılında 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası çıkmıştır

 Ticari gayrimenkul sektöründe ise 2010 yılın sonrası konut sektörüne göre yavaşlama daha sınırlıdır. Otel piyasası da yüksek doluluk oranları ve artan taleple birlikte ticari gayrimenkuller içinde en gözde pazar olmayı sürdürmektedir. Ekonomik yavaşlamaya rağmen AVM ve ofis pazarında mevcut yatırımlar sürmektedir.
       Son dönemler bakıldığında ise ekonomide durgunluk söz konusudur.Bu durgunluk emlak sektörü de yavaşlatmıştır. Gayrimenkul sektöründeki faiz oranları artarak konut kredisi kullanımı azalmıştır. Konut satışlarında düşüş görülmektedir.    

Read More

21 Temmuz 2018

Temel Emlakçılık Bilgisi

Temmuz 21, 2018 0
 Emlak, toplum yararına yönelik geliştirilmiş kısıtlamalar hariç tutulmak kaydıyla toprak, yapılar, emlak veya gayrimenkul olarak adlandırılan ve özellik sahiplerine kullanma hakkı veren ürünler bütünü olarak ifade edilmektedir.TDK'ya göre emlak ev, arsa, bahçe, ve bunun gibi taşınmazların ortak adıdır.
Gayrimenkul kelime anlamı olarak yabancı başka anlama gelen "gayr" sözcüğü ile nakledilmiş, taşınmış anlamına gelen "menkul" sözcüğünün birleşmesiyle oluşmuştur.Diğer bir ifade ile taşınmaz mal, bir yerden bir yere taşınması mümkün olmayan durağan malları ifade etmektedir. 

Emlak ve gayrimenkul kavramları çoğu zaman birbirleriyle karıştırılmaktadır. Gayrimenkul fiziksel bir varlık olan arazi üzerine yapılmış çeşitli yapılar olarak ifade edilmektedir.Bu açıdan gayrimenkul yerin üstünde veya altında olmak kaydıyla görülebilen dokunulabilen tüm algılama süreçlerine tabi olan somut ürünlar bütünüdür.Geniş kapsamda gayrimenkuller; araziler, ağaçlar, madenler, ve tüm doğal unsurların yanında binaları da kapsamaktadır.

Emlak Müşavirliği

Emlak ve emlak sektörü ile doğrudan ilgili işlerle uğraşan emlak satma kiralama ve diğer emlağa ilişkin aracılık hizmetlere sunan ve bu hizmetlerden maddi kazanç sağlayan vergi mükellefi vasfına sahip meslek temsilcilerine "Emlakçı"/ "Emlak Müşaviri" veya "Gayrimenkul Danışmanı" denilmektedir. Ülkemizde faaliyet gösteren kurumsal emlak/ gayrimenkul firmaları genellikle Gayrimenkul Danışmanı sıfatını kullanmaktadırlar.
Emlak müşavirliği/ gayrimenkul danışmanlığı sunulan konuta ilişkin tüm süreçleri belirler ve yönetir. Aracılık hizmeti sunarak alıcı ve satıcıyı bir araya getirir, taraflar arasındaki oluşabilecek problemleri çözer. Hizmet bedeli (komisyon)  karşılığında bu hizmetleri ve daha fazlasını sunar.

Emlak Değerleme

Bir taşınmazın esas değerinin belirlenmesine yönelik yapılan tüm çalışmalardır.Bu kapsamda emlak ve emlak ürünlerinin piyasa koşullarında doğru fiyatının belirlenmesi,emlak kazancının tahminine yönelik analizlerin yapılması ve risklerin tahmin edilmesi emlak değerlemenin temel çalışma alanıdır. Emlak değerleme, fayda maliyet esaslı olarak emlak yatırımlarını doğru bir şekilde hesaplamakta ve bu alanda çalışan bireylere emlak eksperi tanımı da yapılabilmektedir.

Emlak Pazarlaması

Ürün, fiyat, tutundurma ve dağıtım stratejileri belirlenerek tüketici ihtiyaç ve isteklerini tatmin etmeye yönelik olarak talep yaratılması ve talebin satın alma faaliyetleri ile desteklenmesi sürecini ifade etmektedir. Emlağın tüm tutundurma araçlarıyla hedef kitleye duyurulması ve satış sürecinin başlamasıdır. 
Read More

Post Top Ad

Your Ad Spot